Arama

19'ncu Asırda Leh-Şimalî Kafkasya Münasebetlerinîn Kısa Hulâsası (*)
 
 
Stefaniya Skoçen(**)


Lehlilerin Kafkasyada sürgün hayatı Lehistan istiklâlinin kaybedildiği günden itibaren başlamıştı. Zabtedilmiş yerlerden Kafkasya'ya, orduda hizmet için yeni kafileler gönderilmekte idi. Oradan umumiyetle kimse dönmüyordu. Yeniden hürriyet kazanmağa doğru atılan her adım, bilhassa yapılan her silahlı isyan yeni sürülmüşler kafilesi yaratıyordu.
1830-31'nci yılların isyanından sonra Kafkasya'daki Lehlilerin sayısı 20 bini bulmuştu. Bu devirlerde Karadeniz'den Hazar Denizi'ne kadar bütün Kafkasya istiklâl uğrunda savaşla meşguldü. Cebren Rus mundirini giyinmiş olan Lehliler hürriyetleri için çarpışan millete karşı yürütülmekte olan harbe nefret duymakta idiler. Ayni düşmana karşı yürütülmüş olan kanlı savaşın ve o savaş mihrabına verilmiş olan sayısız kurbanların canlı hatırasını yaşatmakta olan lehliler hürriyetlerini koruyan kaharamanlara derin teveccüh besliyorlardı.
Kafkasya'daki Rus ordusunda hizmet şeraiti çok ağırdı. Amirlerin neferlerle olan zalimane muamelesi, ölümle biten vücud cezaları, alaylardan firarilik kitlevî bir hal almıştı.
Rusların Lehliler'e olan muamelesi düşmancasına idi. Bu vaziyet onların Rus hizmetinde hallerini daha çok ağırlaştırmıştı. Bunun neticesinde Lehliler kafile kafile Rus ordusundan firar ediyorlardı Kafkasya'nın şarkında onlar Şamile, garbda ise Adigeler'e iltihak ediyorlardı. Gürcistan'da duran alaylardaki Lehliler ekseri kaçarak İran'a ve Türkiye'ye iltica etmekte idiler. Firarlar her zaman muvaffakiyetle neticelenmiyordu. Bilhassa İran, firarileri çok zaman geri veriyordu. Geri verilen Lehliler ağır cezalara maruz kalıyorlardı.
İçlerinde zabitan dahi mevcud olan firarî Lehliler Şimalî Kafkasyalılar'a, askerî fenne aşina oldukları için. çok fayda vere bilirlerdi. Çok ihtimal ki Lehlilerin en çok bulundukları yer, Rusya'nın en büyük düşmanı olan Şamil'in karargâhı olmuştur.
Ortak düşmana karşı vuruşmak düşüncesi ve bu düşünceyi gerçeklendirmek isteği yalnız Kafkasya'ya sürülmüşler arasında değil, Avrupa ile Yakın Şarkın muhtelif ülkelerine yayılmış Lehli muhacirler arasında dahi uyanmıştı. Bu muhacirler Kafkasya ile çok şuurlu olarak alakadar oluyordu. Kendi hürriyetlerini müdafaa eden Şimalî Kafkasyalılar'a hakikî yardımın Leh meselesine de büyük faydası olacaktı. Çarizmle yeniden mücadeleye başlamak ve silahlı olarak ecnebi hakimiyetini devirmek teşebbüsüne yalnız Kafkasyada girişilebilirdi.
Adam Jerzy Czartoryski Muhaceretin en hayatiyetli ve siyaseten en pişkin unsurlarını ihtiva eden muhafazakâr firkası(***) Kafkasya probleminin propagandası işine çok hizmet etmişti. Muharrirleri Lehli olan Avrupa matbuatındaki sayısız yazılar, kitap v. s. ile Avrupaya Rus ordusunun mezalimi hakkında malumat veriliyor ve Avrupa efkârı umumiyesi Şimalî Kafkasya faydasına tenvir olunuyordu.
Lehlilerle beraber İngiltere dahi Kafkasya'ya ehemmiyet vermeye başlamıştı. Yakın Şarkta Rus hegemonisinin güçlenmesi onun siyasî ve iktisadî menfaatleri için ciddî bir tehlike teşkil ediyordu. Muhafazakâr fırkanın reisi kinyaz Adam Çartorıski İngiltere ile Rusya arasında silahlı çarpışmayı da tahmin etmişti. Gelecek harb sahnesinin Kafkasya'dan ibaret olacağı muhakkak addedildiği için, Leh muhacirleri mahafilinde. Kafkasyadaki Rus ordusundan kaçan Lehliler'den silahlı Leh kuvveti yaratmak ve o kuvveti Rusya aleyhine kullanmak fikri uyanmıştı.
Çartorıski bu işe İngiltere hükümetinin yardım edeceğine, pek haklı olarak, inanıyordu. Çünkü, gerek Kafkasya'da silahlı Leh kuvveti yaratmak fikri, gerekse o zamanki leh siyaseti, İngiltere siyasetinin istikameti ile tam bir muvafakat arzediyordu.Lord Palmerston
Gerçekten de Lord Palmerston, Kinyaz Çartorıski tarafından kendisine tavsiye edilen Hşanovski'nin Türkiyeye gitmesine razı olmuştu. Böyle nüfuzlu bir tavsiyeye ve İstanbul'daki ingiliz sefirinin yardımına malik olan Hşanovski, Kafkasya işlerine çok büyük tesir icra ediyordu. Leh askerî kıtaları yaratmak işini (ki vazifesinin esasını da o teşkil ediyordu) o, İngiliz—Rus ihtilafinin inkişafile bağlı ve İngilizlerle teşriki mesai sayesinde mümkün biliyordu. Fakat İngiltere'nin tereddütü ve anlaşma yolunu tutması, onun, yaptığı planın muvaffakiyetle tatbikine olan ümidini kırdı. O daha bir müddet İstanbul'da kaldı ise de işe hiç bir alaka göstermedi.
1841 de Kinyaz Çartorıskin'in Şarktaki diploması mümessili Mihail Çaykovski oldu. Leh muhaceretinin diğer ekser mümessilleri gibi o da, gelecek harb sahnesi telakki ettiği Kafkasya'ya ciddî ehemmiyet veriyordu. Fakat, Kozak ahalisinin aktive edilmesine ve onlarla birlikte Rusya'ya karşı çıkmağa büyük ehemmiyet verdiği için her şeyden önce faaliyetini bu istikamete çevirdi.
Kinyaz Çartorıskin'in ikinci mümessili olan Aleksander Vereşçinski Gürcü temayülü ile maruftu. O Gürcüleri Rusya aleyhine çevirmek taraftarı olduğu için, Gürcistan'da isyan yaratmak maksadıyla Gürcü muhacirler ile alaka tanzim etmek teşebbüsüne girişti. Fakat bu planın tatbikine girişilmedi bile. Çünkü Vereşçinski 1843 de gittiği yere yetişmeden vefat etmişti.
Halbuki Kafkasya'nın şarkında İmam Şamil Ruslara karşı muvaffakiyetli savaşına devam ediyor ve memleketi askerî ve idarî mahiyette tedbirlerle takviye ediyordu. Onun ordusunda Ruslar'dan kaçmış ve yahud esir edilmiş bir çok Lehli vardı. Bunlara Şamil çok iyi bakıyordu ve çok zaman onlara mes'ul vazifeler veriyor ve hatta kendine müşavir tayin ediyordu.
Garbda Adigeler vuruşuyordu. Fakat onların savaşları zayıftı. Ekseri tek başına vuruşan ayrı ayrı kabilelere bölünmüş, kuvvetli ve tek idareden mahrum, Şamil büyüklüğünde başçıya malik olmayan Adigeler daimî ve kat'î zafer elde etmek iktidarında değillerdi. Her yerde inatlı mukavemetle karşılanan Rusya, faik kuvvetine dayanmak suretiyle 30'ncu yıllara doğru Çerkesistan'da bir çok sahil kal'eleri inşa etmeğe muvaffak olmuştu. Bu kal'eler sayesinde o bütün Karadeniz sahillerini ablukaya muvaffak oldu.
Zanıko Sefer Beyİngiliz memurları ve Notkuaclerin Türkiyede yaşayan reisi Sefer bey Zan, yakında İngiliz-Türk yardımı olacağı vaadiyle Çerkeslerin maneviyatını yükseltmeğe çalışıyorlardı. Bu yardım ise gelmiyordu. Şimalî-Kafkasyalılar'a imkânları dahilinde, ancak firarî Lehliler yardım etmekte idiler. O cümleden, Şimalî Kafkasya'nın Karadeniz sahillerideki Rus kal'elerinin imhasıyla neticelenen 1840 seferinde Lehliler'in iştirakleri ve Şimalî Kafkasyalı kuvvetlerin muvaffakiyetinde müessir oldukları, isbat edilmiştir.
Çerkeslerin 1840 muvaffakiyetleriyle İmam Şamil'in 1843'de Rusların bütün Dağıstan'dan koğulmasıyla neticelenen parlak zaferi neticesinde Avrupa yeniden Kafkasya ile alakadar olmağa başladı.
Kınyaz Çartorıski ile teşriki mesai eden Çaykovski Kafkasya ile bilavasıta irtibat tesisine karar vermiş ve bilhassa Şamil ve Şimalî Kafkasya'daki Lehlilerle alaka kurmağa çalışmıştır.
Bu maksatle o 1844'de Kafkasya'ya kendi mümessili Zverkovskini gönderdi ve yerinde tahkikat yapıp Lehli firarilerle Lehli esirlerden mürekkeb leh kıt'atı yaratmak için zemin hazırlamağa onu memur etti. Çerkesistan'a gelen Zverkovski ilk günden itibaren büyük müşkülatla karşılandı. Rus kumandanlığının taktik mülahazalarla yaptığı anlaşma siyaseti, uzun yıllar süren savaşlardan yorgun ve bitkin düşmüş olan Çerkeslerin askerî ateşlerini söndürmüş olduğundan Lehli mümessilin teklifleri muvakkat bir zaman için itinasız bırakıldı. Zverkovski'nin Çerkesler tarafından casusluk zannı altına alındığını dahi nazara alacak olursak, onun böyle bir şeraitte çalışamıyacağını daha kolaylıkla anlamış oluruz. Hatta, bir müddet sonra Şamil'in Çerkesistan mümessilinin yardımını temin ettikten sonra bile, meçhul birisi tarafından yaralandığı için, İmamla bilavasıta irtibat kurmak maksadıyla Dağıstan'a gitmek fikrinden vazgeçti. Bir kaç ay süren tedaviden sonra 1846'da İstanbul'a döndü.
Ayni yılda cenubî Çerkesistan'a topçu Gordon namında bir mümessil daha gitti. Lakin o da gayri müsait şerait içinde bir iş yapamadı ve İmamın yanına o da gidemeyip Übıhlerin harbî seferlerine iştirak etmekle iktifa etti. Bir kaç ay sonra, esrarengiz bir surette gönderilmiş bir suikastçı tarafından öldürüldü.
Halbuki Otel Lamber(****), kendisinin şark mümessilliği vasıtasıyla Kafkasya'ya daha büyük askerî bir heyet göndermeğe çalışıyordu. Fakat, haddinden artık ihtiyatlı olan ve ayni zamanda bâzı Rusçuluk temayülleri de göstermeğe başlayan ingiliz siyaseti Şimalî Kafkasya faydasına olan teşebbüslere hiç bir yardım vermediğinden Çaykovski Türkiyenin yardımına müracaata karar verdi. Çünkü Rusya'nın Kafkasya'da yerleşmesi Türkiye için ciddî bir tehlike idi. Savaşan Şimalî Kafkasyalılar'a Lehli askerî kuvvetler tarafından yardım göstermek suretiyle Rus taarruzunu durdurmak mümkündü. Fakat ilk önce hiç olmazca mütehassis zabitlerden ibaret bir heyet teşkil etmek lâzımdı. Bu askerî heyetin bir kısmı Çerkesistan'da kalır, bir kısmı da Şamil'e iltihak ederdi. Onlar orada mevcud insan materyalinden lehli kıt'alar dahi teşkil edebilirlerdi.
Bu planın hayata geçirilmesi için yüksek Türk memurlarından bâzısının da kolaylıkla rızası alınmıştı. Onların müzahereti ve maddî yardımlarıyla hazırlık işleri yapıldı. Türkiye'nin resmî mahafili lâzim olan kat'iyeti göstermediği ve heyetin izam tarihini defaatle tahir ettikleri için, çok teessüf ki iş uzuyordu. Hatta heyet göndermek için en müsaid olan 1848 ve 1849 de bile heyet yola çıkmadı. Macar isyanının mağlubiyetinden sonra Türkiye Rusya ile açık muharebe vaz'iyetinde iken bile bu askerî heyet gönderilmedi. Şunu da kaydetmek lâzımdır ki 1848 hadiseleri Leh vatanseverlerinin ruhlarını yükseltmiş ve ümidlerini artırmıştı. Bununla alakadar olarak Rus hükümeti Kafkasya'ya sürülmüş Lehliler arasında külliyetli tevkifler icra etti ve Rus aleyhinde teşebbüslere imkân vermemek için ciddî tedbirler aldı, Lehlileri şiddetli nezaret altına aldı. Böyle bir vaz'iyet içinde esaslı bir teşebbüs, Rus ordusunda olan 20 binden fazla Lehliden bir kişinîn bile kalmaması mucibolabilirdi.
Lâzimî vesaitin yokluğu Leh muhacirlerinin işlerini akamete maruz kılıyordu. Maddî imkânın yokluğu yüzünden Kafkasya'ya askerî heyet göndermek mes'elesini terk etmek mecburiyeti hasıl oldu.İmam Şamil
1851 de İstanbuldaki Leh messilliğine Mehmed Emin tarafından gönderilen murahhas bir mikdar askerî mütehassisler günderilmesini rica etmişti. Bu müterhasısların Leh firarilerini idare ve askerî kuvvet hazırlamak işinde Şimalî Kafkasyaya yardım edeceklerdi. Bu müracaat, Kafkasya'ya askerî heyet göndermek projesinin ne kadar isabetle düşünülmüş olduğunu isbat ediyordu. Çok yazık ki maddî imkân yokluğu yüzünden proje bu defa da tatbik edilemedi.
Bu zamanlar Mehmed Emin, İmam Şamil'in naibi sıfatıyla Çerkesistan'da büyük bir gayret gösteriyordu. Büyük İmamın yolu ile giden o, memleketin müdafaa kabiliyetini yükselten islahat yapıyordu. Ayni zamanda, Rus ordusundan kaçıp teslim olan firarilerin verecekleri faydaya büyük ehemmiyet veren Mehmed Emin bu firarileri kendi himayesi altına alıyordu ve bu suretle vaz'iyetlerini çok iyileştirmiş oluyordu. Kırım muharebesi yeni bir vaz'iyet ihdas etmek suretile ümidleri artırmıştı. Kafkasya'daki Rus ordusu sıralarında olan Lehliler anti Rus koalisyonunun muzaffer olacağına, hatta Lehistan istiklâlinin yeniden dirileceğine inanıyor ve ilk fırsatta Türkiye tarafına geçmeğe hazırlanıyorlardı. Rus ordusunda Ruslarla Lehliler arasında münasebet daha çok gerginleşiyordu.
İmam Şâmil de harbe büyük ümidler bağlıyordu. Mehmed Emin'in yardıyla, Abhazya sahillerini işgal etmiş olan Türk ordusu kumandanlığıyla irtibata giren İmam Şamil ayni zamanda, Türkiye ordusu ile doğrudan doğruya temasa gelmek için, Gürcistan üzerine sefer açtı. Fakat, bu teşebbüs muvaffakiyetle neticelenmedi ve Şimalî Kafkasya kuvvetleri ehemmiyetsiz bir kaç zaferden sonra Dağıstan'a döndüler. Garbda Ruslar gene sahil boyu mıntıkasından koğulmuşlardı ve o zaman Rus iskân mıntıkasının hududuna yakın ve Kuban Nehri'nin mensabından az uzak olan Anapa v.s. kaleler Ruslar tarafından terk edilmişti. Umumiyetle Şimalî Kafkasyalılar bütün harb müddetince büyük bir aktivite gösterip, Rusya'yı Kafkasya'da büyük kuvvetler tutmağa mecbur etmişlerdi. Ayni zamanda Kırımdaki müttefik ordular kumandanlığına bir kaç defa müracaat eden Mehmed EminMehmed Emin harb sahnesinin Kafkasya'ya geçirilmesini rica etmiş ve emirlerine büyük askerî kuvvetler vereceğini, bilhassa suvarî kuvveti cihetinden müttefikleri temin edeceğini söz vermiştir.
Harb esnasında Çaykovski Türkiyede, ekseren Lehli ve Macar askerlerinden ibaret ve “sultan Kazakları" adını alan süvarî kıt'aleri teşkil etmişti. Zamoyski, İngilizlerin maddî yardımıyla Leh divizionunu da o zaman teşkil etmişti. İlk önce Avrupa'daki harp cebhesinde kullanılması tasavvur olunan bu kuvvetlerin bilahare Kafkasya'ya gönderilmesine karar verildi ise de netice itibarile asla istifade, edilmedi.
Birinci Nikolay'in ölümü ve beklenilmeden sulh bağlanması Lehistanla Şimalî Kafkasya'nın ümidlerini boşa çıkardı. Kafkasya mes'elesi halledilmedi. Bilâkis, vaz'iyet daha çok vahimleşti. Çünkü, harp münasebetiyle Kafkasya hududuna fazla kuvvet toplamış olan Rusya, daha sür'atle istilâsına devam etti. Artık Rusya'nın üstünlüğü her yerde kendisini göstermekte idi. 1859'da şarkî Kafkasya baştan başa istilâ edilmişti. Şamil Ruslara esir düşmüştü. Garbi Adige de ise savaş devam ediyordu.
Rusların protestolarına ve Türkiyenin resmî tekzibine bakmayarak, nihayet 1857 de Şimalî Kafkasyaya askerî heyet göndermek mes'elesi müsbet surette hallolundu. Bu heyetin masrafını yüksek Türk memurlarından, aslen Çerkes olan İsmail Paşa vermişti. Heyete genç miralay Teofil Lapinski riyaset ediyordu. Takriben yüz kişiden ibaret olan heyet Şimalî Çerkesistan'a, notkuaciler toprağına gitti ve gelir gelmez Adagum Nehri deresinde devam eden kanlı harbe iştirak etti.
Lapinski'nin emrine sayısız firarı Lehler akmağa başlamıştı. Fakat maddî imkânsızlık bu gelen firarilerin hepsini almaya mâni oluyordu. Bununla beraber, az olsalar da, Lehliler Çerkeslere çok. büyük hizmette bulunmuşlardı. Çünkü bu askerî heyet top ile mücehhezdi ve bu itibarla çok mükemmel olan düşmanla savaşı kolaylaştırmıştı. Biraz sonra heyet iki kısma ayrıldı: bir kısmı Sefer bey Zan'ın emrinde kaldı; ikinci kısmı ise Mehmed Emin'in ordusuna dahil oldu. Hiç bir taraftan maddî yardım almayan ve çok ağır şerait içerisinde çalışan Lapinski heyeti Çerkesistan'da tam üç yıl çarpıştı, yalnız Sefer beyin vefatından sonra ve Mehmed Emin'in Rusya ile mütareke bağlamasi üzerine, 1860'da Türkiye'ye döndü.
Şarkî Kafkasya'ya karşı mücadelesini bitirdikten sonra ruslar garpda harekete geçerek Çerkesleri sürmeğe başladılar. Çerkesler kinyaz Çartorıskiye müracaat ederek İngiltere ile Fransa'da onların mümessilliğini kabul etmesini rica ettiler. Fakat Çartorıski ne kadar çalıştı ise de bu devletlerin Kafkasya'ya yardımını temin edemedi,
O günden itibaren, başında Vladislav İordan gibi Şimalî Kafkasyalılar'ın büyük bir dostu duran Lehistan İstanbul mümessilliği Çerkesistan'ı müdafaaya matuf bütün diploması teşebbüslerini ifaya başlamıştı.
1862'de İordan Şimalî Kafkasya'ya mülazim Kozeradzki'yi gönderdi. Kozeradzki Çerkesler arasında bulunduğu az müddet esnasında onları Merkezî Şura teşkiline îkna etti. Bu Şura memleketin müdafaası işini eline alacak ve ayrıca bir lejyon teşkili maksadile esir Lehlilerin kurtarılması için tedbirler görecekti. Ayni zamanda kınyaz Adam Çartorıski'nin oğlu Vladislav Çartorıski (Adam Çartorıski ölmüştü) ile graf Vladislav Zamoyski, İngiliz Çerkesofilleriyle beraber İngiltere'de Kafkasya lehinde geniş propaganda yapmakta idiler. Urkhart'la Çartorıski şahsî paralarıyla külli silah ve mühimmat alınıb Çerkesistan'a önderilmişti.
1863'deki Lehistan isyanı Lehlileri Şarkta daha ciddî çalışmağa sevk etmişti. İstanbul'da mümessillikle yanayana isyancı Millî Hükümet mümessilleri meydana geldi. Herkes, Kafkasyada esaslı askerî harekete geçmek lüzumundan bahsediyordu. İptidade cesurca bir plân dahi kurulmuştu. Bu plân mucibince Çerkeslerin yardımıyla Odesa tarafına bir taarruz yapılmalı idi. Bu projenin tatbiki imkânsız görülünce, Vladislavin kardeşi kınyaz Vitold Çartorıski, kendi hesabına yeni bir heyeti seferiye hazırlayıb Kafkasya'ya gönderdi. Heyete miralay Klemens Pşevlotski kumanda ediyordu. Ondan daha evvel oraya Gladışevski ve Zaborovski namında iki mümessil gönderilmişti. Onlar lehlilerle kazaklar arasında propaganda yapacaklardı. Pşevlotski heyetini ağır imtihanlar bekliyordu. Uzun yıllar süren harb neticesinde yorulmuş olan Çerkesistan'ın büyük bir kısmı Ruslar tarafından işgal edilmişti. Defalarla aldatılmış ve Avrupa'dan beklediği yardımı almamış olan Çerkesler eski inat ve ruhla vuruşmuyorlardı. Harb Şapsuglarla Ubıhların ülkesinde idi, Abhaz—Abaza kabileleri tarafından işgal edilen dağlık kısmı dahi Ruslar tarafından daha zabt edilmemişti. Fakat işlerin gidişi harbin yakında temamıyla biteceğini gösteriyordu.
Doğrudur, Lehistan isyanı ve Avrupadan yardım ümidi Çerkes mücahidlerini biraz yüreklendirmişti. Fakat bu uzun sürmedi, çünkü bir taraftan Rus tazyiki zayıflamıyor, öbür taraftan da hiç bir yardım gönderen yoktu.
îşte Pşevlotskinin heyeti, böyle trajik bir zamanda Çerkesistan'a geldi. Heyetin, kendisile birlikte getirdiği toplar, bu defada Çerkesler'e çok yardımda bulundu. Pşevlotskinin müfrezesi en tehlikeli yerlerde hareket ediyordu. Pşevlotski kendisi ise harbden başka dahilî işlerin tanziminde ve müdafaanın makul bir şekle koyulmasında dahi iştirak ediyordu. İorda'nın fevkalbeşer sâyilerine rağmen silah v. s. mühimmat alınması için para tedarik edilemedi. Bunun neticesinde Rus hareketine mâni olacak Leh kuvvetleri teşkili de ikmal edilemedi.
1864 in ilkbaharında Çerkesîer mücadeleden tamamıyla vazgeçtiler. Öldürücü yorgunluğa ve umumî bitkinliğe bakmayarak, bu necib milletin çok sevdiği hürriyetle vatanından ayıramadığını gösteren dramatik anlara her daim şahid olmak mümkündü.
Pşevlotski, harbi sonuncu olarak terk edenlerden birisi idi.
Uzun yıllarla devam eden esaretten sonra, 1918 de, Şimalî Kafkasya yeniden müstakil oldu ve gene Şimalî Kafkasyalı vatanseverler arasında bir çok Lehliler görüyoruz, ki kardeş ve dost memleketin kuruluşu uğrunda samimî olarak çalışıyorlar.
Biz, Kafkasya'nın gelecek istiklâlinin de, Leh milletiyle Kafkasya milletlerinin manevî kardeşliklerine bir amil teşkil edeceğine eminiz.
Varşova—14 Son Teşrin 1935.
________________________

(*) Bu makale  "Naş Put (Yolumuz), Sayı:1, Ocak 1936, Warşova" dan alınmıştır.
(**) Varşavo'daki Juzef Pilsudski Üniversitesi'nin tarih fakültesi talebesi olup, Kafkasya ve Lehistan-Kafkasya münasebetleri tarihiyle meşgul olan genç Leh tarihçiler sırasına dahildir. Bu mekaleyi basarken teknik mulahazalarla gösterilmiş ma'hezleri bıraktık. Bu ma'hezler bilhassa Gralevskinin “Kaukaz"ı ve L. Viderşalin “Sprawy Kau-kaskie w polifyce europejskiej" eseri idi. (İDARE)
(***) Bu fırkanın lideri maruf kınyaz Adam Çartorıski idi (mütercim).
(****) Kınyaz Çartorıskin'in Paris'teki karargâhi. Yâni başında Çartorsski duran teşkilat (mütercim).








Yorumlar
Henüz yorum eklenmemiş. Yorum eklemek için tıklayın.