Arama

Çeçenya'da olan bitenin derin analizi

MURAT HAZİNE / TİMETURK


Abdullahim Sadullayev’in şehid edildiği 2006 yılından bu yana Kafkasya’daki direniş hareketinin başında bulunan Dokko Ömerov, 1 Ağustos 2010 tarihinde çeşitli kanallarla yazılı ve görsel duyurulan bir karara imza attı.
Moskova Metrosu’na düzenlen saldırılarla birlikte tekrar dünya gündemine giren Çeçenistan merkezli Kafkasya direnişi, son iki ayını oldukça hararetli iç tartışmalarla geçirdi. Abdulhalim Sadullayev’in şehid olmasının ardından göreve gelen Dokko Ömerov’un liderlik konumu üzerinden yürüyen tartışmalar, bir ‘ayrışma’ tehlikesini de gün yüzüne çıkardı. İşte Kafkasya’da hareketli geçen son iki ayın kısa bir özeti:

Ömerov Görevi Neden Bıraktı? Neden Geri Döndü?

Abdullahim Sadullayev’in şehid edildiği 2006 yılından bu yana Kafkasya’daki direniş hareketinin başında bulunan Dokko Ömerov, 1 Ağustos 2010 tarihinde çeşitli kanallarla yazılı ve görsel duyurulan bir karara imza attı. Aslambek Vadalov’u önce yardımcılığına getiren Ömerov, ardından da kendisini halefi olarak ilan etti. Bu açıklamaların hemen ertesinde ise sağlık sorunları sebebiyle görevi Aslambek Vadalov’a devrettiğini duyuran yeni bir video daha yayınladı. Sözkonusu videoda, naibi Aslambek Vadalov ile Genelkurmay Başkan Yardımcısı Komutan Mühenned (Ebu Enes) de Ömerov ile yan yana görünmekteydiler. Görüntülerin yayınlanmasının ardından, Aslambek’in liderliği kabul görmüş, cihadın Aslambek ile devam edeceği söylenmiş ve çeşitli komutanlar yeni lidere bağlılıklarını bildirmişlerdi.

Sonrasında ise Ömerov’dan yeni bir açıklama daha geldi. Kafkasya ile yakından ilgilenen bazı Rusça ve İngilizce internet sitelerine göre, Ömerov’un ciddi sayılabilecek sağlık sorunları vardı ve bazı doğrulanamayan rivayetlere göre de kendisi hayatını kaybetmek üzereydi. Bu haberleri yalanlayan yine Ömerov’un kendisi oldu. 2 Ağustos 2010 tarihli olduğu görülen video kaydında tek başına görüntülenen Ömerov, şunları söylüyordu: Ben Kafkasya Mücahidlerinin emiri Ebu Osman Dokko Ömerov. Bu açıklamayı 2 Ağustos 2010’da yapıyorum. Kafkasya’daki mevcut koşullarla bağlantılı olarak Kafkasya Emirliği görevinden çekilmemin uygun olmadığını düşünüyorum. İnşaallah yaptığım bu açıklama bir önceki açıklamayı etkisi kılar. Çünkü diğer açıklama tamamen uydurmadır. Resmen açıklıyorum ki sağlığım Allah yolunda hizmet için gayet iyidir. Allah Bana bu yeryüzünde ömür verdiği müddetçe, Allah’ın düşmanlarını öldürmeye devam edeceğim. Allah hepimize yardım etsin.

İki gün içerisinde yayınlanan ve birbiriyle açıklanması güç biçimde çelişen iki videonun arkasında, Çeçenistan’daki iki farklı gücün olduğu değerlendirmeleri analistler tarafından çeşitli kaynaklarda dile getirilirken, Ömerov’un görevde kalma kararını destekleyenler ilk videonun sadece ‘görüş alma’ amaçlı hazırlandığını iddia ediyorlar. Ömerov’un açıkça görevi devrettiğini açıklamış olduğu birinci videonun bu şekilde değerlendirilmesi, Kafkasya’da iki grup arasında mevcut bir çekişmenin olduğu teyit eder nitelikte.

Nitekim bu açıklamanın hemen ardından, Komutan Aslambek(Aslambek Vadalov), Komutan Tarhan(Tarhan Gaziyev), Komutan Hüseyin(Hüseyin Gakayev) ve Komutan Mühenned(Ebu Enes), görevine tekrar döndüğünü ilan eden Ömerov’a olan bağlılıklarını geri çektiler. Konuyla ilgili olarak Kafkasya Emirliği Enformasyon Sorumlusu Movladi Udugov itham edilirken, görevden geçici olarak alınan Udugov’un videoları zamansız olarak yayına koyduğu öne sürüldü.

Komutan Magas’ın esir düşmesinin ve Komutan Magas’ın işkence ile alınan ifadelerinin ardından Komutan Yasir’in şehid edilmesinin Dokko Ömerov’u böylesi bir açıklama yapmaya itmiş olabileceği bölge basını tarafından dillendirilirken, mevcut karmaşanın ‘Emirlik’ tartışmasının bir uzantısı olması da ihtimal dahilinde.

‘Emirlik’ Tartışmaları, Zakayev ve Kafkasya’da Yeni Dönem

Komutan Aslambek’in yeni lider olduğunun duyurulmasının ardından, Çeçenistan’da ‘Emirlik’ öncesi döneme geri dönüleceğine dair söylentiler, oldukça süratli bir biçimde yayılmış ve İngiltere’de bulunan Kadirov muhalifi Ahmet Zakayev de Aslambek’in ‘Vahhabi’ olmadığını ve Rusya ile diyalogdan yana olduğunu öne sürmüştü.

Dokko Ömerov, Ekim 2007’de bir dizi kararname ile, Cevher Dudayev, Zelimhan Yandarbiyev, Aslan Mashadov ve Abdulhalim Sadullayev’in resmi olarak Cumhurbaşkanlığı görevini üstlendikleri Çeçenistan-İçkerya Cumhuriyeti’ni, Çeçenistan-İçkerya Hükümeti’ni ve Çeçenistan Parlamentosu’nu feshederek, Nohçiyço (İçkerya), Dağıstan Vilayeti, Galgayço (İnguşetya) Vilayeti, İriston (Osetya) Vilayeti, bozkır Vilayeti, Kabardey, Balkar ve Karaçay Birleşik Vilayeti alt birimlerinden oluşan Kafkasya Emirliğini ilan etmişti. Özellikle Rusya’ya muhalif bazı Batı ülkeleri tarafından tanınan Çeçenistan-İçkerya Cumhuriyeti’nin feshedilmesi Çeçenler arasında ciddi tartışma konusu olmuş ve Zakayev başta olmak üzere Çeçen diasporasına mensup bazı önemli isimleri ‘Emirlik’ projesinin bir FSB(Rusya İstihbarat Servisi) oyunu olduğunu öne sürmüşlerdi. Buna karşın Dokko Ömerov ve destekçileri ise, Avrupa ve Rusya’nın Kafkasya’daki saldırgan politikalarına karşın ancak Kafkasya Müslümanlarının birlikte karşılık verebileceğini dile getiriyorlar.

Zakayev’in başını çektiği Avrupa merkezli sürgündeki Çeçenistan parlamentosu ise, Çeçenistan’ın genişletilmiş özerkliği ve bağımsızlığı noktasında taviz verilmeksizin mücadelenin sürmesi gerektiğini ancak Rusya ile siyasi müzakerelerin de bir an evvel başlaması gerektiğini düşünüyor. Savaşta Kafkas halklarının ağır yaralar aldığını ve bu yaraların tedavisi için bir ‘barış’ dönemine ihtiyaç duyduğunu savunan Avrupa’daki diaspora, Rusya’nın askeri yollarla yenilmesinin reel bir amaç olmadığına inanıyor. Ayrıca ‘Emirlik’ projesi ile de meşru direniş hattının ortadan kaldırıldığını öne süren Zakayev, Çeçenistan İçkerya Cumhuriyeti’nin feshedilmesi ile birlikte Ömerov’un liderliğinin de Çeçenler nezdinde muteber olmadığını savunuyor.

Emirlik tartışmaları bu minval üzere sürüp giderken, Ömerov’un görevi bırakması ve yerine stratejik anlamda Ömerov’dan daha derin olan, birinci ve ikinci savaş süresince önemli görevler üstlenen Aslambek Vadalov’un gelmesi, Çeçen diasporasını bir anlamda umutlandırmış, hatta Ahmet Zakayev, Aslambek Vadalov’un Moskova ile görüşmesi için aracılık yapabileceğini duyurmuştu. Tüm bu yaşananların, Kafkasya Emirliği projesini destekleyen kanat tarafından yadsındığı ve Ömerov’a baskı yapılarak görevine dönmesinin sağlandığı da bu çerçevede ortaya konulan iddialar arasında. Kafkasya Emirliği ve ‘Küresel Cihad’ düşüncesine sahip savaşçıların, siyasi görüşmelere ve müzakerelere sıcak bakmadığı biliniyor.

Aslambek’in başını çektiği kanadın ise, Emirlik projesinin başarısız olduğunu düşündüğü ve yeni bir strateji geliştirilmesi gerektiğini düşündüğü analistlerin dile getirdiği hususlar arasında.

Ağustos’un başından itibaren yaşanan çelişkili süreçle ilgili netleşmeyen bilgiler adeta bir ‘enformatik’ yığına dönüşürken, Aslambek, Tarhan, Hüseyin ve Mühenned’in görevden el çekmesi ile birlikte oluşan boşluğun nasıl doldurulacağı merak konusu. Bir ‘iç kavga’ ihtimal dahilinde gözükmezken, sürecin Kafkasya’da ‘birlik’ ile yoksa ‘ayrışma’ ile mi sonuçlanacağı henüz belirginleşmiş değil.

Kafkasya Emirliği ve Çeçenistan merkezi Kafkas direniş hareketinin ciddi şekilde tartışmaya açıldığı son dönemin, Yaz bitimiyle birlikte sığınaklarına çekilecek olan direnişçiler safında nasıl bir etki oluşturduğu da cevabını arayan bir diğer soru. Özellikle Rusya gibi büyük bir askeri güce karşı neredeyse 17 yıldır aralıksız savaşan direnişçilerin, siyasi otorite tartışmalarına mesafeli durdukları biliniyor.

Son olarak, birinci savaştan bu yana Çeçenistan’da direnişi destekleyen Türkiyeli bazı önemli isimlerin sözkonusu sorunların aşılması için devrede oldukları ve ihtilafların giderilmesi için görüşmelerin sürdüğü de gelen bilgiler arasında. (timeturk.com)





Yorumlar
Henüz yorum eklenmemiş. Yorum eklemek için tıklayın.