Arama

Çerkez sanatçıdan İki dilli bir albüm
Kültür Bakanlığı sanatçısı Melahat Sezgin, ilk albümünü iki dilde yaptı. 'Turna - Karawehr' adlı albüm, sevda ve hasret türkülerinden oluşuyor.


Kuzey Kafkasya'dan uçup Anadolu'ya konan turnaların getirdiği ezgiler, Türkçe ve Çerkezce iki dilli bir albümde buluştu. Kültür Bakanlığı Devlet Türk Halk Müziği Korosu'nun, Çerkez kökenli sanatçısı Melahat Sezgin, Türkçe ve Çerkezce şarkılardan oluşan ilk albümünü tamamladı.

Kendisini, 'Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir Türk ve aynı zamanda bir Çerkez' olarak tanımlayan sanatçı, duyguların aynı çalışmada, iki dilde müziğe dökülebileceğinin coşkusunu yaşıyor. Albümüne, Çerkezce bir halk şarkısı olan 'Karawehr - Turna' adını veren Melahat Sezgin, iki dilli bir albümün doğuşunu AKŞAM Pazar'a anlattı:

İKİ ANADİLİM VAR
'Annem de babam da Çerkez. Annem Asetin, babam Kabaryat. Türkiye'de yaşayan pek çok Çerkez gibi benim de iki anadilim var. Ailemde hem Türkçe hem Çerkezce konuşuldu. Dolayısıyla her iki dile de hakim olduğumu düşünüyorum. Ben kendimi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir Türk ve aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir Çerkez olarak görüyorum. İç içe geçmiş bu iki kültürü de yaşıyorum. Yani çift dil ve çift kültür, bir ayrılığın değil, tam tersine birlikte yaşama kültürünün bir ifadesidir.
Gazi Üniversitesi Müzik bölümünü bitirince bir süre öğretmenlik yaptım. Daha sonra da Kültür Bakanlığı Türk Halk Müziği korosuna girdim. Orada Türkçe şarkıları icra etme fırsatım oldu. Çerkez şarkılarını daha çok kendi aramızda söylüyorduk. Bir araya gelip eğlenirken hem Türkçe hem Çerkezce şarkılar söylerdik. Duygularımı iki dilde de müziğe dökebiliyorum. Konuk olduğum bir programdan esinlenerek hem Türkçe hem Çerkezce şarkı söylemeye karar verdim. Fazla düşünmeden, projelendirmeden böyle bir albüm ortaya çıktı. Burada ilk kez halk müziği ve Batı müziği enstrümanlarını Çerkez şarkılarında kullanmış olduk.
Albümde hem Türkçe hem Çerkezce şarkılar var. İki CD'nin biri Türkçe diğeri Çerkezce şarkılardan oluşuyor. Türkçe eserler bugüne kadar Ankara Devlet Türk Halk Müziği Korosu'nda söylediklerim arasından seçtim. Çerkezce olanlar ise çocukluğumdan bugüne kadar öğrendiğim şarkılardan oluştu.
Çerkez şarkılarından bugüne kadar, hem müzik hem söz olarak Türkçe'ye bire bir uyarlanan ortak şarkımız yok. Bu konuda ciddi çalışmalar yapılırsa, müzikseverler çok güzel eserlerle buluşabilir. Albüme adını veren 'Karawher' (Turnalar) şarkısında iki dili de kullandım. Şarkı Çerkezce başlayıp Türkçe devam ediyor. Özüne sadık kalarak tam çeviri yapmak mümkün olmadığı için söz yazdık. Bu anlamda, iki dilin kullanılması açısından bu şarkı önemli.

TURNALARIN ANLAMI...
İki dilde müzik, gördüğünüz gibi yapılabiliyor. Hem Türkçe hem Çerkezce şarkı söyleyebiliyorum. Biri diğerinden üstün olmak zorunda değil. Çerkez kültürünün Türkiye'deki durumuna bakarsak; herhangi bir şekilde Çerkez kültürüyle ilgilenmek isteseniz engellenmiyorsunuz. Şarkısı da söylenebiliyor, dansı da ediliyor. Ama destek olunması, geleceğe bırakılması, bu coğrafyada herkesin bu kültürleri öğrenmesi lazım. Korumaya yönelik önlemler alınması yerinde olur.
Albüme adını verdiğim şarkı, turnalara seslenişi anlatıyor. Turna, sadece Çerkezler'de değil, birçok kültürde kutsal sayılır. Türk, Çerkez, Acem, Kürt, Laz, Arap olsun tüm insanlar için turnalar özgürlüğün simgesidir. Alevisi, Sünnisi, Bektaşisi, Mevlevisi, Yezidisi, Nasturisi tüm inanışlar için turnalar özel anlamlar yüklüdür. Turnalar, kimi zaman hasret yüklü haberler getirir, kimi zaman sitem dolu selamlar götürür. Turnalar, hasretin, sevdanın duygularını taşır. Umarım turnalar, hepimize güzel, barış ve kardeşlik dolu haberler getirir.
Repertuarı oluştururken geniş coğrafyayı kucaklayan eserleri seçmeye çalıştım. Duygu yoğunluğu, derinliği olan ve düzenlemeleriyle gençleri daha çok halk müziğine çekebilecek eserlere ağırlık verdim. Bunun dışında bizi birbirimize bağlayan şarkılar olmasına dikkat ettim. Gençlerin ilgi duyması çok önemli. İnsanların kolayca dinleyebileceği, içlerinde bir şeyleri kıpırdatacak. Bu geniş coğrafyayı anlatacak her köşeden bir şeyler olmasına dikkat ettim.'

Şarkıların sahibi yoktur
'Şarkı Arapça, Türkçe, Çerkezce, İngilizce de olsa dinleyen her insanındır. Şarkıların sahibi yoktur. 'Ben çok beğendim' dediğiniz anda o şarkı sizindir. Böyle dediğinizde o şarkıyı kimse elinizden alamaz. Söz de yazılabilir, farklı enstrümanlar da kullanılabilir.'

Amatör ruh kaybedilmemeli
Kültür Bakanlığı Türk Halk Müziği Korusu'nda, Çerkez müziğine yönelik çalışmalarım fazla bilinmiyor. Bu konu üzerinde de özel bir çalışma ya da projelendirme olmadı. Bu işle ilgilenen insanlar çaba sarf ediyor ve destek görüyoruz. Ancak Türkiye'de Çerkez müziğiyle ilgilenen çok sayıda insan yok. Çerkez Derneği'nde gençler, müzik eğitimi alan gençler topluluklar oluşturuyor. Çerkez müziğini profesyonelce icra ediyorlar. Bu gruplar da başarılı çalışmalar ortaya koyuyorlar. Amatör ruhlarını kaybetmedikleri için özverili çalışıyorlar. Bu nedenle gençlerin çabalarını olumlu buluyorum.'

DORUK ÇAKAR-Akşam, 18.01.2010








Yorumlar
Henüz yorum eklenmemiş. Yorum eklemek için tıklayın.