Arama

ZEUS VE HARAMA UAŞHA -I-
Olympos ve Harama Uaşha'nın Sakinleri

   Balkar Selçuk


   A. HESİODOS ETüDLERİ

   A.1 Hesiodos ve Eserleri

   Mö 700'lerde yaşadığı düşünülen Hesiodos, fakir bir çiftçi ailesinden gelmektedir. Babası daha önce Ege’de bir yük gemisinde denizcilikle uğraşırken geçim sıkıntısından dolayı Aiolia’nın Kyme (bugünkü Foça’nın kuzeydoğusu) şehrinden, Yunanistan'da Boiotia’nın Askra şehrine göç etmiştir.

Efsaneye göre, Helikon yamaçlarında koyun güderken Musalar, yani ilham perileri Hesiodos'a şairlik bağışlamışlardır. Yaşadığı sürece Askra’nın dışına pek çıkmamıştır. Nerede öldüğü kesin olarak bilinmemekle beraber muhtemelen yaşadığı yer olan Askra’da ölmüştür. 1

Bir rivayete göre Büyük İskender, Homeros’un krallar için, Hesiodos’un ise köylüler için yazdığını söylemiştir. Hesiodos’un, eserlerini şiir şeklinde ve destan vezniyle yazmış olduğu görülmektedir. O, şiirlerinde sade bir dil kullanmış, detaylı ve abartılı betimlemelere fazla yer vermemiştir. Diğer Yunanlı şairler, şiirlerinde sadece tanrıları ve kahramanları anlatıp kendilerinden ve günlük işlerden bahsetmezken, Hesiodos tanrılardan başka kendi başından geçenlerden ve günlük olaylardan da bahsetmiştir. 2


a.1.1. Tanrıların Doğumu (Theogoni) ve İşler ve Günler (Erga Kai Hemerai) üzerine

Hesiodos Thogoni adlı eserine Zeus’un ilham veren peri kızları Musa’lara yakararak başlar:


Helikon Musa’larını övmekle başlayalım

Ulu ve kutsal Helikon dağının konuklarını,3

Hesiodos bildiği her şeyi bu peri kızlarından öğrendiğini iddia etmektedir:


Ve çiçek açan bir defneden koparıp

Güzel bir dal verdiler bana asa diye

Sonra tanrısal sesler üflediler içime

Olacakları ve olmuşları yüceltmek için

ölümsüz mutlular soyunu yüceltmek için4

Devamla Hesiodos, Thegoni’sini yani Tanrıların Doğumunu okumaya başlar. İlk önce yeryüzü ve gökyüzünün nasıl yaratıldığını (Kosmogoni) yani başlangıcı anlatır. Ardından yaratılan bu yeni âlemde iktidarı ele almak için savaşan tanrısal soyların hayatlarını anlatır. Bu bölümde Titanlar ile muhtemelen Titan soyları içerisinde bir Titan soyu olan Uranos-Kranos ve Zeus’un savaşlarını anlatmaya başlar. Sonuç Titanların Koronosoğulları karşısında aldıkları yenilgidir.

Sonra Ozan tek tek diğer yaratılanları anlatmaya başlar. Bu anlattıklarının birçoğu farklı bağlamlarda ancak benzer içeriklerde de olsa çerkes Nart mitolojisinde de anlatılan hikâyelerdir. Hesiodos burada sırasıyla: Gecenin çocukları, Denizin çocukları, Ejdert Soyu, Okeanos Kızları, Güneş Soylular, Iapetosoğulları ve Prometheus, Yüzkollu Devler ve en sonunda da Olympos’un Tanrılarınının Doğuşu’nu anlatır. Hesiodos bu soyları anlattıktan sonra bu tanrısal soylardan doğan insan soylarını tek tek anlatır. Bu sayım ve döküm hikâyesi çerkes Nart mitolojisinde Nart soyundan sonra dünya ya gelen yarı Nart yarı insan ve yarı insan yarı dev ve yarı Nart yarı cüce melez soylarını akla getirir:

Şimdi ey Olympos’un tatlı dilli Musaları,

Eli kalkanlı Zeus’un kızları,

Şimdi ölümlü insanlarla evlenip

Tanrılara eş oğullar doğuran

Tanrıçalardan söz edin bana5

Hesiodos’un Theogoni’sinde çerkes Nart mitolojisinde karşımıza çıkan doğruluk ve ölümsüzlük şarabı ve kâsesi ile Uzunyayla varyantlarında karşımıza çıkan doğruyu yanlıştan ayıran araçlar göze çarpmaktadır. Hesiodos bir kadim sudan söz eder. Iris adlı tanrıçanın altın bir güğümde getirdiği bu sudan içen tanrı eğer yalan söylüyor ise başına türlü şeyler gelir ve bu başa gelen kötülükler hem Hesiodos’un Theogoni’sinde hem de çerkes nart mitolojisinde benzer anlatımlarla aktarılmaktadır:

Iris altın bir güğümle getirir

Yalçın bir kayadan akan soğuk suyu,

Kutsal ırmak Okeanos’un bir koludur o su,

Bir kayanın dibinden fışkırır tek başına

Tanrıları bile ürküten bir beladır o su.

Şanlı Olympos’un ölümsüzlerinden biri

Bu su üstüne yalan yere yemin ederse

Bütün bir yıl soluksuz donakalır

Dudakları dokunmaz olur artık

Tanrılar şarabına, tanrılar balına,

Yatar serili döşekte sessiz sedasız

Bir yılsonunda iyileşti mi?

Daha çetin bir sınav bekler onu:

Dokuz yıl uzak durur ölümsüz tanrılardan,

Dokuz yıl karışamaz derneklere, şölenlere,

Onuncu yıl yalnız yer alabilir

Olympos sarayında oturanlar arasında.

Böylesi güçlüdür edilen yemin

Kayalardan akan Tükenmez Styx ırmağına6

Nart mitolojisinde bu uykuların süresi bir yıl değil yedi yıldır. Böylesi bir cezaya çarptırılan bir Nart gencinin başında yedi yıl nöbet bekleyen müstakbel sevgilisinin hikâyesi Uzunyayla versiyonlarında anlatıla gelmiştir. Doğruluk şarabı ve kutsal içki kâsesi ve ölümsüzlüğün doğruluk şarabıyla olan ilişkisi ise çerkes Nart mitolojisinde Nart Sane (Nart İçkisi) ile ilgili temalarda sıkça anlatılmaktadır.

***

Genel kanı Teogoni'nin yazarının Hesiodos olduğu yönündedir, ancak bu kesin değildir. üslup açısından İşler ve Günler'e yakındır. Konusu genel olarak evrenin, dünyanın ve Tanrıların kökeni, varoluşlarıdır.7 Tanrı soylarının ve tanrı kuşaklarının sayım ve dökümünü yapar. O bir çeşit katalog gibidir. Bu tanrılar dizininin arasına sık sık öyküler sıkıştırılır, kimin kiminle birleşip hangi tanrıları ürettiği kısa ve kuru bir dille anlatılır.

Tanrıların doğuşu anlatılırken Khaos, Gaia ve Eros’un nasıl ortaya çıktıkları belirtilmez, hemen Khaos’tan çıkanlara geçilir. Aphrodite, Prometheus, Pandora ve Tartaros gibi bazı bölümler ise geniş bir şekilde anlatılır.8

Tanrıların kökeni hakkında yazılmış en eski eser, Hesiodos’un Teogoni adlı yapıtıdır. Bu eserdeki ana düşünce o zaman ki Yunanistan’da ve İyonya’da yaygın olan dini inançları birleştirerek ulusal bir niteliğe sokma arzusudur. Böylelikle Hesiodos, Olympos tanrılarını sadece isimlendirmekle kalmamış, onları yerel tanrılar olmaktan çıkarıp hepsini ulusal bir konuma sokarak Olympos panteonunu oluşturmuştur.9

Yunanlılara ait ve Hesiodos öncesi dönemde Olympos tanrılarını anlatan bir eserin olmaması ve Hesiodos'un da Pelasg kökenli olması söz konusu mitolojinin Kafkasyalı ve Anadolulu kökenlerini araştırmaya itmektedir. öte yandan Olympos'un ikinci anlatıcısı olan Homer adı Gommer-Kimmer isimlerini ve halkını akla getirse de Homer'in hem ülkesi hem de cinsiyeti üzerinde sonu gelmez tartışmalar yürütülmüştür.10 Hesiodos ile Homer arasında birkaç yüzyıl olduğu söylenir ve konu üzerinde araştırma yapanlar genel olarak Hesiodos'u üslup olarak daha yalın Homeros'u ise üslup olarak daha işlenmiş ve edebi bulurlar.

Hesiodos İşler ve Günler adlı eserine de Musalara övgülerle başlar;

Ey dillere destan Pierie Musa’ları

Sözünü etmeye gelin Zeus’un,

övmeye gelin babanızı!11

Bu kitabında Hesiodos kendi kardeşine hayata dair tavsiyeler verir bir süre. Sonra önce Pandora Efsanesini anlatır. Ardından Soylar Efsanesi’ne geçer. Soylar Efsanesinde Zeus’un dünyada yaşamaları için yarattığı ve en sonuncusunda insan soyunun yaratıldığı farklı farklı özellikleri olan soylara dair bilgiler sırasıyla verilir, bu soylar: Altın Soyu, Gümüş Soyu, Tunç Soyu, Kahramanlar Soyu ve Demir Soyu’dur.

Hesiodos’un sözünü ettiği ve özelliklerini sırasıyla saydığı bu soylar Altın Soyu’ndan itibaren çerkes Nart mitolojisinde izleri sürülebilir bir şekilde kendisini gösterir. Nart mitolojisinin çokça sözünü ettiği savaşçı ve yenilmek bilmez Yispi (Cüce) halkı hemen her şeyiyle Hesiodos’un Tunç Soyu’na benzemektedir. Sonra sonu gelmez savaşlarda ölen Kahramanlar Soyu tamda çerkes Nart mitolojisinde adı geçen dünya da yaşayan Nart’lara benzemektedirler.

Anlatıcılara göre Tanrılar Nartlara ya ölümsüz bir hayat ya da sonu gelmez bir ün ve şöhret ve sonunda ölümlü bir hayat teklif ederler. Nartlar, ölümlü bir hayat ve sonsuz bir şan ve şeref isterler. Nartlar dünya’dan yok olmadan kısa bir süre önce tanrılar insan denen canlıyı yaratırlar. Nartlar ilk defa insanı gördüklerinde bu ne kadar çirkin ne kadar da sevimsiz bir mahluk böyle diye söylenirler. Ancak Nartlar artık kendi zamanlarının kapandığını ve dünyada artık insan denen bu sevimsiz canlıların yaşamaya başlayacağını anlarlar.













B. Olympos ve Harama Uaşha

Olympos Yunanca bir sözcük değildir. Bu adın kaynağı tam olarak bilinmemekle beraber eski Anadolu dillerinden geldiği ve “yüksek dağ” anlamında kullanıldığı kuvvetle muhtemeldir. Anadolu’da sayıları yirmiye yakın Olympos adlı dağ olduğu gibi Girit’te, Kıbrıs’ta ve Yunanistan’da aynı adı taşıyan birçok dağ mevcuttur. Daha çok Zeus kuşağı tanrıların merkezidir orası. Olympos ve Olympos’lu tanrılar Hesiodos’un Teogoni’sinde sık sık geçer. Hesiodos, Olympos’u, tepeli Olympos, koca Olympos, karlı Olympos ve Olympos sarayı şeklinde nitelendirir. Halikarnas Balıkçısı, Yunanistan’da sadece bir tane Olympos dağı bulunduğunu, oysa Anadolu’da, biri Bursa’da Uludağ, ötekisi İzmir’de Kemalpaşa dağı ve Anadolu Toros dağları olmak üzere yirmi civarında bu adı taşıyan dağ bulunduğunu ifade etmektedir. Homer Olympos’u, “bütün dünyanın en yüksek şahikalarından daha yüksek, çok tepeli ve çok yamaçlı dağ” diye nitelendirir. Olympos terimi zamanla tanrıların yer aldığı “semavi makam” anlamında kullanılmaya başlamıştır.12

Yunan mitolojisinde tanrıların otağı olarak karşımıza çıkan Olympos'un çerkes Nart mitolojisindeki benzeri Harama Uaşha yani Harama Tepesi'dir. Tıpkı Olympos gibi göklerde bir yerde duran Harama Uaşha, Nartlar için bir toplanma yeri, bir karar alma yeri ve yüce bir mekândır. Bu mekân aynı zamanda bir payitahttır. Bu tahta oturan kişi bütün Nartları yönetir. Hem dünya da hem de başkaca yerlerde yaşayan Nartların tamamı Harama Uaşha'ya tabidirler. Nartlar Harama Uaşha'ya yeryüzünden merdiven atıp çıkarlar ya da Nart Sosrıko örneğinde olduğu gibi atlarıyla uçarak çıkarlar. Ne var ki Nart Sosrıko bile olsa Harama Uaşha'ya çağırıldığında gidebilmektedir. Her yıl Harama Uaşha'daki Nartlar dünyada yaşayan Nartlardan birisini huzurlarına davet edip ölümsüzlük içkisi Sane'yi ikram ederler.

Nart mitolojisi açısından Harama Uaşha'nın önemi yadsınamaz. Harama Uaşha gökyüzündeki bir dağ olması bakımından Yunan mitolojisindeki Olympos ile benzeşse de bu benzerlik aslında Uaşha ile Olympos isimleri için geçerlidir ve her ikisi de yüksek dağ anlamına gelmektedir.

Ne var ki Adıgece'de ki Harama ismi daha çok Yunancada ki Zodyak kelimesiyle örtüşen anlamlar vermektedir. Zodyak eski Yunanca da “hayvanlar” anlamına gelir ve bildiğimiz gibi burçlar kuşağı 12 parçadır ve her birisinin sembolü genelde bir hayvandır. Buna karşılık bu hayvan sembollerinin her birisi de bir Tanrı soyunun sembolüdür ki, tam da bu nedenle Adıgece'de ki Harama kelimesi Yunanca’da ki Zodyak kelimesiyle benzeşen anlamlar içerir. Ne var ki Zodyak 12'li bir sistemdir ve kurulmuş işleyen bir yapıdır.

Nart mitolojisinin de bazı hayvanları öne çıkardığı görülmektedir. Bu konuda verilebilecek en dikkat çekici örnek ise hiç şüphesiz Nart Seteney'in Nartların inek çobanından hamile kalmasıdır. İlk bakışta sıradan bir aşk hikâyesi gibi görünen bu tekst bize Ğuaze (Гъуазэ)13 ailesinin sembollerinden birisinin inek ya da boğa olduğunu söylemektedir. çünkü Nart Seteney'in resmi kocası Ğuaze soyunun hükümdarı Wezırmes'tir. İlginçtir ki Nart Wezırmes'in Mısır mitolojisindeki benzeri olan Osiris'in de inek ve boğa sembolizmiyle yakın bir ilişkisi söz konusudur.

Nart mitolojisinde Harama Uaşha'yla ilgili olarak Başak, Kova, Ejderha, İkizler ve Oğlak, Boğa gibi burç sembolleri açıkça işlenir. Ne var ki burçların bu sembollerinin aktarıldığı tekstlerde o dönemin hâkim Nart soyu ve Nart kahramanının da tarihçe-i hayatı aktarılmaktadır. Bununla birlikte söz konusu Nart soylarının hangi sırayla Harama Uaşha'da hâkim olduklarını bir çırpıda ortaya çıkarmak kolay değildir. Biz bu nedenle hata payı olsa da Nartları kuşaklar halinde sınıflandırmak zorunda kaldık. Böylesi bir sınıflandırma bu güne kadar Nart mitolojisi için uygulanmamıştır. Temelde Nart mitolojisi Harama Uaşha etrafında döner ve anlatıcı dünyada yaşıyormuş gibidir, fakat Harama Uşaha'nın da yabancısı olmadığı açıktır.

Baştan söylemek gerekirse Nart mitolojisinde insan soyuna ait hemen hiçbir anlatı yoktur ve tekstlerin büyük bir kısmı sadece Nartlara aittir. Bu nedenle de Hesiodos ve Homer'in anlatılarında sıkça karşımıza çıkan insan kahramanlara Nart mitolojisinde rastlanmaz. Buna karşın Nart mitolojisinde dikkat çeken birçok kahraman, işleyiş ve sistem Yunan mitolojisinde de karşımıza çıkmaktadır. Nart mitolojisinin temel kahramanları olan Nartlar, Yunan mitolojisinde karşımıza çıkan Olympos'lu tanrılardır. Olympos Dağı'nın Nart mitolojisindeki karşılığı Harama Uaşha'dır14. Yunan ve Nart mitolojileri Olympos ve Harama Uaşha özelinde incelendiğinde temel işleyişin aynı olduğu görülür. Her iki mitolojinin yaratıcıları da antropomorfiktir. Buna karşılık Nart mitolojisindeki Nartlara “Tanrı” sıfatı verilmez, onlara “Tanrı Gibiler-Yarı Tanrılar” anlamında Tha Pelitteher denilir.

Tanrı soyları arasında geçen rekabetler, aşklar ve diğer ilişkiler her iki mitolojinin de kaynağını oluşturur. Fakat Nart mitolojisini Yunan mitolojisinden ayıran en büyük fark da bu başlangıçta kendisini gösterir. Nart mitolojisi salt Nartlara ait tarihi bir tekst gibi işler ve birkaç ayrıntı dışında temelde insan ırkından hiç söz etmez. Yunan mitolojisi ise, Nart mitolojisindeki Nartların benzeri olan Tanrıların kendi aralarındaki ilişkilerini ve Olympos'taki hayatlarını anlatmakla birlikte insanlar giderek daha çok merkeze kayar.15

İlyada ve Odisse'nin merkezinde insanlar ve tanrı soylu kahramanlar vardır. Yine de, Olympos tanrıları bu insanlarla çok sıkı bir ilişki içerisindedir ve son noktada insanların başlarına gelen olaylar bu Tanrıların takdirine bağlıdır. Olympos'ta yaşayan bu tanrıların en önemlisi “Zeus”tur. İlyada ve Odisse'de Zeus her zaman Olympos'un hâkimidir. Kendisi gibi bir tanrı olan Kronos'un oğludur ve tahtını hemen her zaman korur ve kendisinden başka hiçbir tanrı Olympos'un hâkimi olamaz. Bu işleyiş Olympos'a özeldir.

Nart Mitolojisinde, hemen aynı özelliklerle dikkat çeken Nartlar, Harama Uaşha'da kendilerini gösterirler. Ancak Harama Uaşha, Olympos gibi salt bir tanrısal yaşam alanı değildir. Nartların buluşma yeridir ve Harama Uaşha'ya gelen her Nart aslında bu bölgeye çağrıldığında gelir. örneğin Nart Sosrıko Harama Uaşha'ya gitmek için gökyüzüne merdiven kurup yükselmek durumundadır. Toplantılar şölenler burada yapılır. önemli kararlar burada alınır fakat Harama Uaşha'nın Zeus gibi kalıcı bir hâkimi yoktur. Dönemsel olarak bir Nart hanedanı Harama Uaşha'yı yönetir ve zaman sonra iktidar başka bir soya geçer. Bu yönüyle Nart mitolojisindeki Harama Uaşha Olympos'a kıyasla dinamik bir işleyişe sahiptir. Olympos bu yönüyle statiktir, aynı soydan üç kişi (Uranos-Kronos-Zeus) tarafından yönetilmiştir. Oysa Harama Uaşha'da birbirinden ayrı birçok Nart soyundan gelen birçok Nart öne çıkmaktadır.

Harama Uaşha'da hüküm süren bazı Tha Pellitte'ler şunlardır: Nesren Jak'e, Wezırmes, Mar, Marıko, Pekue ve Aşemez16 Buna karşılık Nart mitolojisinde Harama Uaşha ve ona bağlı sistemden bağımsız bir sistem olarak karşımıza Sular ülkesi çıkmaktadır ve bu ülkenin bulunduğu yerdeki sistem ve hiyerarşinin yeni yeni kurulmakta olduğu ve tüm bu sistemin Sular Tanrıçası'na (Psıhwe Guaşe) bağlı olduğu görülmektedir. Ne var ki Nartlar ile Sular ülkesi yaşayanlarının birbirlerinin ülkelerine girmeleri ya da birlikte yaşamaları yasaktır.

Hem Olympos hem de Harama Uaşha'nın sakinleri temelde 12 kişi gibi görünmektedir. Yunan mitolojisi açısından bu 12 tanrı sayılabilse de Nart mitolojisi için bu ekibi saymak için her iki mitolojininde karşılaştırılması gerekmektedir. üzerinde dikkatle durulmadıkça Harama Uaşha'nın ilk 12 soyunun adlarını bulmak kolay olmayacaktır. Bazı Nart karakterler Adıge Nart mitolojisinde belli bir sırayla Harama Uaşha'daki iktidarı eline alır ve Nart mitolojisi en temelde Harama Uaşha'nın söz konusu her bir döneminin yaşanmış anlatılarından başka bir şey değildir. Esasen Yunan mitolojisindeki Olympos'unda belli dönemlerde farklı Tanrılar tarafından yönetildiği görülür. Zeus, son dönemde Olympos'a hâkim iken ondan önce babası Kronos ve ondan öncede Uranos tarafından elde tutulan bu iktidarın başkaca hangi Tanrılar tarafından yürütüldüğüne dair Yunan mitolojisinde bir bilgi yoktur. Yine de Okeanos'un (Deniz) dişiliği ve Uranos'un (Gökyüzü) erilliği dikkate alındığında her ikisinin birlikteliğinden Kronos'un yani zamanın doğmuş olması anlaşılır bir durumdur. Nitekim Kronos dünyaya gelir gelmez Titanlarla savaşa tutuşur ki bu da var olmanın zorluğunu göstermektedir. Yine Nart mitolojisinde âlemlerin üçe ayrıldığını söylemek mümkündür. Bunlar sırasıyla; Merkezinde Harama Uaşha'nın yer aldığı ve Nartların yaşadığı Nart'lar ülkesi, ölülerin indiği ölüler ülkesi ve Psıhue Guaşe'nin hâkim olduğu Sular ülkesi olarak sıralanabilir.

Nart mitolojisi ile Yunan Mitolojisi arasındaki statik-dinamik işleyiş farkına rağmen çok bariz bir benzerlik vardır ki bu benzerlik mitolojinin evrensel temasını oluşturur bu tema: Tanrılar-Nartlar arasındaki iktidar mücadeleleridir. Her şeyden önce hem Yunan mitolojisinde hem de Nart mitolojisinde belli başlı soylar vardır. Bu soylardan bazıları Yunan mitolojisinde Titanlar, Devler, Tanrılar, Kykloplar, Gigantlar, Gece'nin çocukları, Pontos'un çocukları, Ejderler Soyu ve Okeanos'tan doğanlar gibi adlarla adlandırılmaktadır.17 Buna karşılık Yunan mitolojisinde adı geçen birçok kahraman Nart mitolojisinde de karşımıza çıkar ve her bir kahramanın kendi soyu vardır. örneğin Ğuaze ailesi çok köklü ve eski bir ailedir. Nartların Altın Elma Ağacını korurlar. Burçlar kuşağındaki İkizler bu ailedendir. İkizler içerisinde ikinci kuşak ikizler arasındaki meşhur Nart Wezırmes bu ailedendir ve son olarakta Nart mitolojisinin tartışmasız en meşhur kahramanı olan Nart Sosrıko'da bu aildendir. Yine Nart Albeç'in ailesi de meşhur ve etkili bir Nart sülalesidir ve bu sülale bir şekilde son zamanlarında Ğuaze ailesinden gelen Nart Sosrıko ile iktidar mücadelesine girmiş ve çatışmayı kaybetmişlerdir. Nart Albeç soyunun en meşhur karakteri Nart T'ot'ereş'tir (Sozereş olarakta anılır). Nart T'ot'ereş hanedan savaşlarında Nart Sosrıko tarafından öldürülmüştür.

öte yandan bir diğer meşhur Nart ailesi de Alec ailesidir. Meşhur Nart Seteney ve onun meşhur kız kardeşi Nart Bırımbıhhu bu ailenin kızlarıdır. İşin garibi Bırımbıhhu, Albeç ailesinin Seteney ise Ğuaze ailesinin gelinidirler. Ve çatışan iki önemli Nart, Sosrıko ve T'ot'ereş aslında teyze çocuklarıdır. Alec ismi bizi tarihi olarak Karia (Libya-Ligür-Lidya-Likya ortak kültürü) halklarına götürür. Karialılar kendilerine Haleg18 adını vermişlerdir. Nitekim Alec ailesinin meşhur kızı Seteney'in kızı Akonda bu bölgelerde iyi tanınmaktadırlar ve Karia bölgesinde yeri hala tespit edilememiş bir Agonda şehri mevcuttur. Karia-Leleg halkının kendisine verdiği Haleg adı çerkes Nart mitolojisinde karşımıza çıkan Alec adının kaynağı olduğu ileri sürülebilir.

Nart mitolojisinde devler (Yinıj-Йиныж), ejderhalar (Blağwe-Благъуэ) ve yarı at yarı insan karakterler (Tlebıtse-Лъэбыцэ), An-ak ve Akkujj adlı bir kartal (Bğa-Бгъэ) , konuşan güvercinler (Tharıko Тхьэрыкуэ) ve diğer birçok ilginç canlı dikkat çekmektedir.

Hesiodos ve Homer'in Yunan mitolojisindeki anlatılarında görülen güç mücadeleleri çerkes mitolojisindeki Nartlar arasında da görülür; ne var ki Nart mitolojisindeki Nartlar Homeros'un İlyada’sında anlatıldığı gibi insan soyları arasında geçen savaşlarda taraf tutmazlar, hatta Nart mitolojisinde insanlardan neredeyse hiç söz edilmez.

Yunan mitolojisinde iktidar mücadelesi insanlar üzerinden yürütülür. İlyada'da aktarılan metinlere baktığımızda Troialılar ile Akhalar arasında yaşanan savaşlarda Zeus'un temelde Troialıları desteklediği, buna karşılık Zeus'un kardeşi Poseidon'un ise Akha'ları desteklediği görülür. Bu bölünme Olympos'ta yaşayan diğer tanrıları da etkiler. Süreç içinde Troialılar ile Akhalar arasında yaşanan savaşlar kızıştıkça Tanrılar da tamamen gruplaşırlar ve kendi aralarında da çatışmalar ve sürtüşmeler yaşanır. İlyada özelinde tanrıların iki grup oldukları görülür. Bu gruplardan Zeus ve Apollon'un başını çektiği grup Troialıların destekçisidir. Poseidon ve Athena ise Akhaları destekler. Bu düal çatışmanın temelinde tanrıların dünyada yaşayan insanların dolayısıyla da tüm dünyanın yönetimini almak istemeleri yatmaktadır. Bu iktidar kavgası hemen aynı şiddette olmak kaydıyla Adige Nart mitolojisininde konusudur. Ancak başta da belirttiğimiz gibi, Adige Nart mitolojisinde insanlar yoktur. Bu nedenle de ne Troia ne de Akhalara ait hiçbir anlatı Nart mitolojisinde yer almaz. Esasen Nart mitolojisinde insanlar Nartların dünyayı terk etmeye karar vermeleriyle eş süremli olarak ortaya çıkarlar. Bu da akla sert, savaşçı ve acımasız Yispi soyunun yok olurken, Nart soyunun dünyada hâkim olmasını getirir. Bu kez de Nartlar yok olurken yeni bir ırk olan insanlar dünyaya hâkim olmaktadır.

Nart mitolojisi sadece Nartlara ait tekstleri içerdiği için insanlara ait pek fazla bir veri içermez. Bununla birlikte Yunan mitolojisindeki bu tanrısal kavga ve çekişmeler Adige Nart mitolojisinde de işlenir. Olympos'ta yaşayan Zeus ve kardeşi Poseidon arasında yaşanan gizli iktidar savaşı bize Adige Nart mitolojisindeki soylar arasındaki iktidar savaşlarını hatırlatır. Bu soylar arasında Ğuaze, Albec, Alec, gibi soylar ve Aşe, Hımış-Amış, Thağalec ve Mışkojj gibi soy ataları öne çıkmaktadır. Hemen hepsinde bir baba elindeki iktidar için öldürülmüş, ancak arkasından gelen oğul tarafından intikamı alınmıştır. üç soy ardı ardına dünyada hâkim olurken çerkes Nart mitolojisi ilk soy olan Yispi (Cüce) soyu ile ikinci soy olan Nartları ve üçüncü soy olan İnsanları konu eder. Ne var ki insanların sadece dünyaya ilk gelişleri anlatılır.

Bu Nart soyları içerisinde en ilginç olanı Alec sülalesidir. Sülaleden doğan temel kahramanların hepsi de kız olmasına rağmen özellikle son kuşak Nart anlatılarında dikkatleri üzerlerine çekmektedirler. Bu soyun yaşam bölgesi Taman19 yarımadası olarak kabul edilmektedir. Nart mitolojisinde Taman yarımadasına sık sık “Ğurğutama” denilmektedir. Bu adadaki büyük beyaz bir saray Alec'lerin sarayı olarak kabul edilir ve Nartların olağan toplantıları bu sarayda yapılır. Alecler,20 Harama Uaşha'da iktidarı elinde tutan Nart soylarından birisidir. Bu soyun önemli olmasını sağlayan ise Adige Nart mitolojisinin son dönem kahramanları olan birçok ismin bu soydan geliyor olmasıdır. Meşhur Nart Seteney Aleclerin kızıdır. Yine Nart Seteney'in kız kardeşi Nart Bırımbuhh'ta Alec soyundandır. Nart Seteney, Nart Wezırmes ile evlenir ve tek bir oğlu dünyaya gelir Nart Sosrıko21. Nart Bırımbuhhu ise Nart Albec ile evlenir ve en meşhuru Nart T'ot'ereş olmak üzere sekiz çocukları olur. Alec ailesi Taman merkez olmak üzere Kafkasya'nın tamamına ve dünyada başka yerlere hâkimdir. Albec soyunun iktidar alanı Taman'nın kuzeyinden itibaren başlayan ve dünyada farklı bölgelere yayılan bir coğrafyaya yayılır.

Nart mitolojisindeki karakterler temelde kuşaklar halinde gruplanabilir. Bunlardan birinci grupta: İlk kuşak Nart’ların anası Nart Werserıjj ve onunla aynı dönemde yaşayan Nesren Jak'e, Thağalec, Mar, Amış ve Mamış gibi Nartlar gelir yine Gorgonıjj'ın babası Şhağum, Wezırmes'in dedesi Nart Dade ve Wezırmes’in anne soyu olan Psıhue Guaşe ve onun kızı Mığazeş'de ilk kuşak Nartlardandır. İkinci kuşakta Seteney, Wezırmes, Tlepş, Badin, Jılahsten, Bırımbıhhu, Gorgonıjj gibi Nartlar gelir. Son kuşakta ise Sosrıko, T’ot’ereş, Badinoko, Aşemez, Baterez, Bedıhhu, Ahuemıde, Akonda, Dahenağue ve diğer Nartlar gelir.

Bu kuşaklar arasında yaşadıkları dönemlerin özellikleri de değişmektedir. örneğin birinci kuşak Nartların yaşadığı dönemde hemen hiçbir zaman yiyecek kaygısı çekilmemiştir. Nartların Altın Elma Ağacı dünyanın her yerindedir ve bu ağacın meyvesi hem ölümsüzlük vermekte hem de her yerde bulunmaktadır. İkinci kuşak Nartların yaşadığı dönemde ise ki bu kuşağın en meşhur üçlüsü Seteney-Tlepş ve Wezırmes'tir, sadece bir adet Altın Elma Ağacı kalmıştır.22 üçüncü kuşak Nartların en meşhuru ise şüphesiz Nart Sosrıko'dur. Onu T'ot'ereş, Aşemez, Badinoko ve Baterez gibi diğer Nartlar takip eder. Sosrıko Adige Nart mitolojisinin bu kuşağı için çok önemlidir. Nart Sosrıko, Orta Doğu mitolojilerindeki Marduk, Hint-Avrupalı mitolojilerde ise Mitra ile aynı özellikleri gösterir. Eski Mısır'da Horus olarak karşımıza çıkan Nart Sosrıko, Hatti'lerin tanrısal panteonundaki fırtına tanrısı Teşup'un kendisidir. Bu kuşak Nartlar ise ilk iki kuşak Nartlara kıyasla daha kötü bir çağda yaşarlar. özellikle Nart Sosrıko ve Nart Badinoko doğumları hiç istenmeyen Nartlardır. Sosrıko'nun doğumuna dair kehanetler daha o doğmadan önce açıklanmış ve: “Bir gün dünyaya Sosrıko adında birisi gelecek ve o geldiğinde dünyanın yağı ve yiyeceğin tadı yok olacak”tır denilmiştir. Bu kehanet birinci kuşak Nartlardan, Nart Werserıjj'ın kâhin oğlu Nart Mamış'a aittir.

Nartlar açısından dikkate değer bir konu ise her bir Nart'ın bir ya da birden fazla konuda yeteneklerinin ve becerilerinin üst noktada olmasıdır. Bu yetenekler yeni kuşaklarda da göze çarpar. örneğin Nart Mamış bilici yani kâhindir, buna karşılık Nart Tlepş varlığa form veren bir Nart olarak dikkat çeker. Nart Tlepş eksik bir tanımlamayla “Nartların Demircisi” ya da “Demirci Tanrı” olarak tanımlansa da bu tanımlama Tlepş'i ve yetilerini anlatmak için yeterli değildir. Esas olarak Tlepş varlığın form vericisidir ve kendisi de farklı formlarda karşımıza çıkar. Ne var ki form yani avatar değiştiren tek Nart, Tlepş değildir. Nart Seteney'in kız kardeşi ve Albec hanedanının anası Nart Bırımbuhh ta avatar değiştirir. Ğuaze ailesi ile Albecler arasındaki hanedan savaşlarında Ğuazelerin oğlu Nart Sosrıko hemen bütün Albec erkeklerini ve en önemlisi de Nart T'ot'ereş'i öldürür, buna karşılık Nart Bırımbuhhu oğullarının intikamını almak için bütün bilici yeteneklerini kullanır. Form değiştirerek Sosrıko'ya sokulmayı başarır ve sonunda Nart Sosrıko'nun yok edilmesini sağlar. Bu savaşta devler, ejderhalar ve diğer Nart soyları Ğuaze soyuna ve bu soyun temsilcisi Nart Sosrıko'ya karşı ittifak yaparlar. Savaşın temel amacı dünya hâkimiyetinin ele geçirilmesidir.

Nart Sosrıko genelde savaşkan ve güçlü bir Nart olarak görülse de onunda diğer Nartlar gibi yetkin olduğu konular vardır. Sosrıko rüzgâra ve ateşe hâkim bir Narttır. Düşmanlarını soğuk rüzgârlarıyla ya da sıcak havayla öldürebilir. Sosrıko bir hava bükücüsüdür, İstediği gibi havaya sıcak ya da soğuk ısı verebilir. Bu nedenle de Hatti kültüründeki fırtına tanrısı Teşup ile hayli benzer özelliklere sahiptir. Ancak Nart Sosrıko zannedildiği gibi salt savaşkan bir kahraman değildir, başkaca özellikleri de vardır. Bu özellikleri ise onu aranan bir kişi haline getirir. Yeryüzünden gökyüzüne merdiven atabilen ve bu merdivenden gökyüzündeki Harama Uaşha'ya çıkabilen nadir kişilerden birisidir. Bu yeteneği nedeniyle de Nartların göksel savaşlarında aranan bir kişidir. örneğin “Göksel Ejderha” ile yapılan savaşlarda Nartların gökyüzüne çıkabilmesi için her bir Nart'a bir “demir ayakkabı” ve bir “demir asa” yapıp tüm Nartları donatan kişi Nart Sosrıko'dur. Yine bu yolculukta Nartları savaş alanında demirden bir kalkanla koruyan da odur. Bu yadırganacak bir şey değildir, Nart Sosrıko Nart Tlepş'in maden ocağında büyümüştür ve Nart Tlepş bu “demir ayakkabı” ve “demir asa” yapımında ve her türlü madenin işlenmesinde ustadır. üstelik yolculuk esnasında da Nart Sosrıko ve diğer Nartlar yeteneklerine göre farklı görevler üstlenirler. Nart Sosrıko'nun yaptığı ayakkabı ve asalar yol ve yön bulmada ve hızlı mesafe kat etmede kullanılmaktadır ve ilk yapıcısı Nart Tlepş'tir. öte yandan Nart Sosrıko bir Ğuaze yani rehber, yol gösterici ve yol bulucudur. O olmadan Nartlar yola çıkamazlar. çıksalar da Nart Sosrıko’nun yokluğunda kaybolma tehlikesi hep vardır. Nitekim Nartların böylesi bir yolculukta yanlarında Nart Sosrıko yok iken nasıl kaybolduklarını anlatan tekstler “Sosrıko’nun Ateşi Getirmesi” başlığı altında derlenmiştir.

Yunan mitolojisinde Hermes'in ayaklarındaki kanatlı uçan ayakkabılar Nart mitolojisine göre Nart Tlepş'in ürünleridir. Nart Sosrıko çocukluğunu Tlepş’in atölyesinde geçirmiştir ve ileriki yıllarda gerek duyduğunda Nartlara bu özel ayakkabılardan yapmıştır. Nart mitolojisi bu ayakkabıların yapılış hikâyesini şöyle anlatır:


Лъэпщ евалIэри нэхъ жыр быдэ дыдэм къыхихри жыр вакъэ ищIри ар IэщIэлъу ежащ. Лъэпщ ар IэщIэлъу ежьащ. Лъэпщ апхьуэдизкIэ псынщIэу кIуэрти, зы мазэ гъуэгур зы махьуэм икIурт, зы лъэс гъуэгур зы мазэм икIурт; къурщ хуэзэм ебакъуэрт, псы хуэзэм елъэрт.

Tlepş başladı ve en iyi çelikten bir ayakkabı yaptı, ayakkabıyı giydi. Tlepş o kadar hızlı gidiyordu ki bir aylık yolu bir günde bir yıllık yolu bir ayda alıyordu. Dağlara rastlarsa adımlayıp üzerinden aşar, ırmaklara rastlarsa üzerinden aşardı.23

Söz konusu olan bu hızlı ayakkabılar Nart mitolojisinde ve Yunan mitolojisinde karşımıza çıktığı gibi Hatti mitoslarında özelliklede fırtına tanrısı Teşup'un Kumarbi ve İlluyanka adlı ejder soylu tanrılarla yaptığı savaşlarda da karşımıza çıkar:

İrsirra tanrılarının desteğini alan Kumarbi “ayağına hızlı ayakkabılar giyer” ve Dünya'ya uçar.24

Ardından Teşup ile Kumarbi'nin oğlu İlluyanka arasındaki savaş anlatılırken kocasından haber alamayan Hebat, Teşup'la ilgili bilgileri getirmesi için adamlarını yollar ve habercisine “ayağına hızlı ayakkabılar giymesini” ve tanrıların toplandıkları yere gitmesini söyler.25

Yine Nart mitolojisindeki Ejderha'lar ve Devler, üzerinde durulması gereken birer fenomen olarak dikkat çeker. Hem Ejderhalar hem de Devler Nartların düşmanları olarak kendilerini gösterirken bir şekilde Nart soylarıyla aralarında iktidar mücadelesine girerler. Nart Sosrıko döneminde Devler ve Ejderhalar büyük oranda alt edilmişlerdir. Ancak Ejderhalar da avatar değiştirirler ve “Siyah Adam” olarak görünürler. öyle anlaşılıyor ki Nartlar bu Ejderhalarla ya da Ejderha soyundan gelen adamlarla uzaktan akrabadırlar. Esasen bu Ejderhaların Nartlarla çatışma nedeni de genelde iktidar sembolleri üzerinden olmaktadır. Bazen Dünya düzeninin sembolü olan şeyler için savaşırlar. örneğin Ejder soylu Siyah Adam, Nart Aşemez'in flütünü çalar. Bu da yeryüzünde bir dizi yıkımlara neden olur. Nartlar, Nart Sosrıko'nun yardımı ve Nart Aşemez'in kumandanlığında Harama Uaşha'ya çıkar ve oradan uzun bir gökyüzü seyahatinin ardından Siyah Adam'ın ülkesine ulaşırlar. Ejderhayı öldürür ve “flütü” dünyaya tekrar getirirler. Nart mitolojisi başladığında Ejderha soylu insanlar, Devler ve Nartlar arasında yaşam alanlarının ve belli başlı mülkiyet ve yeteneklerin paylaşılmış olduğu görülür. Ancak süreç içinde Nartlar diğer tarafları sindirirler. Nart Sosrıko ise frenlenemeyen hırsıyla Ğuaze soyu dışındaki Nartlara, Devlere ve Ejderha soylulara savaş ilan eder. Sonuçta Nart Sosrıko'nun iktidar mücadelesi verdiği Albec ailesinin etkisiyle Nart Sosrıko etkisiz hale getirilmiştir. Albec soyunun bilge anası Nart Bırımbuhh'un desteğiyle toplanan diğer Nart soyları ve Dev'lerin ittifakıyla Nart Sosrıko alt edilir. Ağır yaralar alan Nart Sosrıko ölmese de daha henüz canlı iken taşla örülmüş bir yapı içine hapsedilmiştir.

Nart mitolojisinde adı geçen Nart Wezırmes ve Nart Seteney’in öz oğlu olan Nart Badinoko’da önemli bir karakter olarak dikkat çeker. Nart Badinoko Taman ve Kafkasya'dan çok uzak bir yerde yaşar. Onun Nartların ülkesine gelişi önemli olaylara neden olur. Nart Badinoko bazı varyantlarda Nart Sosrıko'nun erkek kardeşidir. Bazılarında ise anneleri kardeştir. Her iki şekilde de Nart Badinoko anne tarafından Alec baba tarafından Ğuaze kanı taşımaktadır. Bu da onu hanedan savaşlarında önemli bir karakter haline getirir.

Nart Akonda26 son kuşak Nart’lar arasında güzelliğiyle ünlü bir kızdır. Nart Seteney'in kızıdır. Süreç içinde Nart Akonda Nart Badinoko'ya âşık olur, ancak çatışmalarda Nart Badinoko öldürlür. Ve bu aşk bir evlilikle sonuçlanmaz. Aslında Nart Badinoko da Nart Sosrıko gibi doğumu istenmeyen bir kişi olarak dünyaya gelir. Annesi Nart Badinoko'yu hanedan suikastlarından korumak amacıyla başka bir ülkede büyütür. Ancak temelde Nart Badinoko'nun da doğumu Nart ırkına yıkım getirir.

Nart mitolojisindeki bir diğer önemli unsur da çıntlardır. Bunlar Nartların can düşmanlarıdır. Nartların Kafkasya'da bir topluluk olarak yaşadıklarının var sayıldığı bir dönem de çıntlarla Nartlar arasında amansız savaşlar yaşanır. çınt ülkesinin adı anlatılarda ço olarak geçer.

Ayrıca başka bir soy olan Yispi’ler (cüceler) de Nart mitolojisinde anlatılan kahramanlardır. Yispiler ufak tefek fakat güçlü kuvvetli ve oldukça savaşçı bir ırktır. Hem Yispiler hem de çıntlar insan ırkına yakın özelliklere sahiptirler. Yine de Adıge Nart mitolojisi insan ırkını çıntlar ve Yispilerden ayırır. Bununla birlikte arkeologların Dolmen olarak adlandırdığı yapılar Adıge Nart mitolojisinde Yispun (cüce evi) olarak adlandırılırlar. Dolmenlerin insanlar tarafından yapıldığı bilindiğine göre Yispi'lerin insan ırkından olduklarını söylemek mümkündür. Esasen Nartlar açısından insan ırkına cüce anlamında Yispi denmesi de şaşırtıcı olmayacaktır.27 Nart mitolojisinde karşımıza çıkan Yispiler Hesiodos'un kitaplarında anlattığı “çağlar” içerisinde Tunç çağı insanlarına benzemektedirler. 28 Nart mitolojisi Yispilerin sert ve acımasız olduklarını ufak boylarına rağmen yenilemez derecede güçlü olduklarını söylemektedir. Bu özellikler Hesiodos'un kitaplarında sözünü ettiği Tunç Soyu'nun özellikleriyle örtüşmektedir:

Bir üçüncü soy yarattı tanrıların babası Zeus. Bu Tunç soylular gümüş soylulara hiç benzemiyorlardı. Birer kütük gibiydi bunlar, güçlü kuvvetli, korkunç, işleri güçleri azıtmak, saldırmak öldürmekti, Bunlar ekmek yemiyordu, taş gibiydi yürekleri, Korku salıyorlardı gittikleri yere. önünde durulmuyordu güçlerinin, yenilmek nedir bilmiyorlardı. Tunçtandı silahları, tunçtandı evleri, bunlar kendi elleriyle yok olup, çekip gittiler öte dünyaya. 29


Nartların yok oluşuyla ilgili birden çok rivayet vardır. Nart'lar Tlepş ve Jığ Guaşe (Ağaç Tanrıçası-Жыг Гуащэ) nin yaşadığı bir dizi olay ve kehanetin ardından tamamen yok olurlar ya da dünyayı terk edip tekrar
Harama Uaşha'da başka bir bölgeye çekilirler. Burası açık değildir.30 Ne olursa olsun Nartlar dünyadan ayrıldıktan sonrada Harama Uaşha'nın 12 hanedanını temsil eden soyların bazı temsilcileri dünyada kalırlar ya da yaşanan yıkım yahut göçten etkilenmeden Kafkasya'da yaşamaya devam ederler. Nart mitolojisine göre Kafkasya bir şekilde tufanlar ve yıkımlarla tamamen yıkılmamış ve tradisyon kopmadan yaşamıştır.

İkinci kuşak Nartlar zamanında Nart Thağalec, Nart Amış ve Nart Hudımıjj gibi Nartlar sayesinde Nart halkı bitkileri ve bitki bilimini, hayvanları ve onları evcilleştirmeyi yine madenleri ve onları işlemeyi öğrenir. Bu işlerde onlara yardımcı olanlar ise Nart Thağalec, Nart Amış ve Nart Hudımıjj gibi Nartlardır. Nart Thağalec dünyada bitki yetiştiren ilk Nart olarak bilinir. ölmeden önce insanlara kendi yetiştirdiği tohumları verir. Tırpanıyla meşhur olan Thağalec, Yunan mitolojisindeki ikinci kuşak Tanrı Kronos'a benzemektedir. Her ikisi de tırpanları ile meşhurdurlar.

Nart Amış/Hımış evcil ve yabani hayvanlarla birlikte anılır, hayvanları ehlileştiren bir Nart olarak dikkat çeker. ölmeden önce o da Nartlara belli başlı hayvanları ehlileştirmeyi ve onlardan faydalanmayı öğretir. İnsanlara koyun ve inek sürülerini bırakır. Harama Uaşha'nın Nartları ölümsüz değildirler, bu nedenle de ölümsüz oldukları sanılan Olympos tanrılarından ayrılırlar. Ancak yine de Nartların çok uzun süre yaşadıklarını söylemek mümkündür. ölümlü de olsalar Adıge Nart mitolojisindeki Nartlar kesinlikle insan ırkından değildirler. Nartlar dünyadan yok olmadan kısa bir süre önce insan ırkıyla karşılaşırlar. Ancak yine de bu dönemde Kafkasya sadece Nartların yaşadığı bir bölgedir. İnsanlar ise Kafkasya'ya ancak Nartlar dünyayı terk ettikten sonra gelip yerleşirler. İnsanlara konuşmayı ve lisanı çeşitli konulardaki bilgileri öğreten ve onları eğiten kişiler Nartlardır. Nart mitolojisine göre insan ırkı sahip olduğu bilgilerin tamamını Nartlara borçludur.


İkinci kuşak Nartlar'dan olan Nart Gorgonıjj ve onun soyları da Kafkasya'ya çok uzak bir adada yaşarlar. Nart Wezırmes ileride karısı olacak Seteney, çıntlar/Yispiler tarafından kaçırıldığında savaşa yardımcı olması amacıyla Gorgonıjj'a ulak göndermiştir. Gorgonıjj ise meşhur atı Paş'ejj ile Nartlara yardıma gelmiştir.

öte yandan Nartların ilk demircisi Hudımıjj, Ğurğutama (Taman) adasında yaşarken Nart Tlepş Kafkasya'da yaşamaktadır.31Anlatıcılar merkezinde Taman yarımadası olmak kaydıyla Kırım, Kafkasya ve Kuzey steplerinde yaşayan belli başlı Nart soylarına dikkat çekerken, aslında Nartlar dünyanın çok farklı bölgelerinde yaşamaktadırlar. Alec'lerin evinde yapılan ve dünyadaki hemen tüm Nart soylarının temsilcilerinin katıldığı şölenlere çok uzak ülkelerde yaşayan Nartlar gelmektedir. Nartlar nerede yaşarlarsa yaşasınlar yeryüzündeki toplantı yerleri Alec'lerin Ğurğutama-Taman yarımadasındaki Beyaz Evi'dir. Gökyüzündeki toplantılar ve savaşlar içinse Nartlar Harama Uaşha'da toplanırlar.

Adıge Nart mitolojisi, merkezinde Harama Uaşha'nın yer aldığı kozmik bir anlatıdır. Harama Uaşha tıpkı Olympos gibi göklerdedir, ya da gökyüzünün tamamıdır. Buna karşılık Yunan mitolojisinde Zeus'un yaşam alanı olan “İda” dağının Adige Nart mitolojisindeki karşılığı “Oşhamahue” dağıdır. Bu dağ ise genel olarak “Elbruz” adıyla bilinir.32

Harama Uaşha'nın Nartları ile Olympos'un Tanrıları arasındaki ilişki bir benzerlik değil aynı temanın farklı dillerdeki aktarımıdır.

NOTLAR:

1Hesiodos, İşler ve Günler, çev. Suat Yakup Baydur, Milli Eğitim Basımevi, s.I,II, III. 1948, İstanbul.

2Hesiodos, İşler ve Günler, s.I,II, III.

3Hesiodos, Theogonia, çev. Azra Erhat, Sabahattin Eyüboğlu, Türk Tarih Kurumu, 1977, Ankara, 0-5.

4Hesiodos, Theogonia 30-35.

5Hesiodos, Theogonia 965- 970.

6Hesiodos, Theogonia 785-805.

7Hesiodos, Günler ve İşler, s.II.

8Sabahattin Eyüboğlu; Azra Erhat, Hesiodos, Eseri ve Kaynakları, s.49.

9Adnan Adıvar, Tarih Boyunca İlim ve Din, s.33,34.

10Met çünatıko Yusuf İzzet Homer'os'un vatanının Gomer ülkesi olduğunu ve bu ülkeninde Anadolu ve Kafkasya'yı içine aldığı tezini ileri sürmüştür. Bkz. Met çünatıko Yusuf İzzet, Kafkas Tarihi II. Kaf-Dav Yayınları. çev. Doğan Erdinç. 2009. Ankara.

11 Hesiodos, İşler ve Günler, çev. Azra Erhat-Sabahattin Eyüboğlu, Türk Tarih Kurumu, 1977, Ankara, 0–5.

12Yusuf Asarkaya, Hesiodos'a Göre Yunan Tanrıları ve Sıfatları, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Erciyes üniversitesi Sosyal Bilimler

Enstitüsü, 2010, Kayseri, s.37.

13Ğuaze -Гъуазэ- Adıge dilinde Rehber anlamına gelmektedir.

14Adıge kültüründe Harama Tepesi bazen Huroma Tepesi olarak da geçer ve aynı adla Sümer mitolojisinde de kutsal bir Huroma

Tepesi bulunur. Yine de Harama Tepesi ile Huroma Tepesi arasındaki fark ilkinin gökyüzünde ikincisinin ise Kafkasya'da var

olduğunun ileri sürülmesidir.

15 Yunan Tanrıları ile Nartların ortak özellikleri:


-İnsan biçimli (antropomorfik) varlıklardır.


-İnsan gibi yiyip içerler, öfkelenir, neşelenirler, evlenir çocuk sahibi olurlar...


-Tanrılar karşısında el etek öpme el bağlama gibi ritüeller yoktur.


-Dini yayma çabası ya da din uğruna kendini feda etme gibi eylemler


görülmez.


-Din anlayışı dogmatik değildir.


-Herhangi bir kutsal kitabı ve din kurucusu yoktur.


-Her hangi bir din adamları sınıfına da rastlanmaz.


-Tanrıları için kurbanlar kesme, sungular sunma, belli dönemlerde onlar için


dinsel törenler yapma, onları


ölümsüz ve güçlü varlıklar olarak görme gibi inançlar ise diğer dinlerle


ortak olan yönleridir. Yunan tanrılarıyla  ilgili olarak bkz. Yusuf Asarkaya,


Hesiodos'a Göre Yunan Tanrıları ve Sıfatları, s.39-40.


16Aslında Nart'lar kendilerine insan demektedirler. Ancak kendilerini yeryüzünde yaşayan insanlardan ayırdıkları açıktır. Sosrıko'yu

Harama Uaşha'ya davet eden Tha Pellitte'ler Sosrıko 'ya kendilerinin ne kadar güçlü ve merhametli olduklarını yeryüzünde gezen

insancıklara anlatmasını tavsiye ederler.

17Bkz. Yusuf Asarkaya, Hesiodos'a Göre Yunan Tanrıları ve Sıfatları, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Erciyes üniversitesi Sosyal

Bilimler Enstitüsü, 2010, Kayseri.

18çerkesçe'de Yunanlılara verilen “Alc” ismi gerçekte Karia'lıların kendileri için kullandıkları Leleg-Haleg-Heleg isminden gelmiş

olmalıdır. Bu isim Kafkasya'da Alc ve Alec olarak tellafuz edilmiş ve Yunanlılar için kullanılmıştır.

19Taman yarımadasının Sümer mitolojisindeki adının “Tilmun” olduğuna dair bkz. R.A. Fesseden Kafkas Kıstağı Yazıları.

<http://www.circassiancenter.com/cc- turkiye / tarih/ 101_ tufan_ oncesi_ kafkas_01.htm>

20Alec isminin Adıgece olmadığı açıktır. Bununla birlikte bu ismin Nart mitolojisinde merkezi bir yer almasıda hayli ilginçtir.

21 Nart Seteney bazı kaynaklarda Nart Badinoga’nın da annesidir.

22Nart Wezırmes ikiz bir Nart olarak dünyaya gelir. İkizine “Yimıs: Yanmayan” kendisine ise “Yis: Yanan” denmektedir. İsimlerin

kozmik olduğu açıktır. Farklı varyantlarda ikizlerin adları Pıdce (saplayan) ve Pızğaşş (doğrayan) olarak da geçer.

23Hadağatle Asker, Nartlar, Cilt I, 1968, Maykop, s.263.

24Zecharia Sitchin, Tanrılar ve İnsanların Savaşları, çev. Gülden özbilun, Ruh ve Madde Yayınları, 2005, İstanbul, s.122.

25Sitchin, Tanrılar ve İnsanların Savaşları, s.124.

26Akonda ile ilgili bkz. Hadağatle Asker, Nartlar, Cilt. III, s.309-311.

27Eski düşünürler içerisinde birden fazla insan ırkının yaşadığına inananlarda vardır. Yunanlı filozof Protagoras tıpkı birden fazla tanrı

soyu yaratıldığı gibi insanlarında toprak ve ateşten ve farklı soylar halinde yaratıldıklarını söylemektedir.

28Hesiodos Olimpos'ta yaşayan Tanrıların 5 ayrı insan türünü 5 ayrı çağda yarattığını söyler. Bu çağlara Hesiodos; Altın Soyu, Gümüş

Soyu, Tunç Soyu, Kahramanlar Soyu ve Demir Soyu adlarını vermiştir. Bize göre Nart Mitolojisinde aktarılan Yispi'ler Tunç çağında

yaşayan insan soyuyla örtüşmektedir. Nart mitolojisi Yispilerin yok oluşuna paralel olarak Nart'ların dünyaya hâkim oluşlarını anlatır.

Yispi'ler Yunan mitolojisindeki Tunç Soyu'yla örtüşmesi Nart'ların da Yunan mitolojisindeki dördüncü soy olan Kahramanlar Soyuyla

örtüşmesi anlamına gelmektedir. Nitekim Hesiodos'un bu dördüncü soy için söylediği birçok özellik Nart'larla örtüşmektedir.

Hadağatle Asker'in derlemelerinde Nartların son kuşaklarının sonu gelmez savaşlarda nasıl kayboldukları anlatılır. özellikle Nart Set

ve oğulları döneminde en büyük Nart soyları savaşlarda yok olurlar. Bkz. Hadağatle Asker, Nartlar, Cilt. VII, s. 47-56.

29 Hesiodos, Theogonia 130-155.

30çerkes Nart mitolojisine göre Nart'lar bilinmeyen bir şekilde yok olmuşlar ya da gökyüzünde yıldızların gözlenmesiyle fark edilen bir

yoldan geldikleri yere gitmişlerdir. Nart Tlepş'in ufak bebeği doğduğunda Nart'lara gökyüzünde yapacakları yolculuk için haber vermiş

ve yolu tarif etmiştir. öte yandan Asetin Nart versiyonlarında Nart'lar tanrılara savaş açar. Tanrılar da onları gökten bir dev kaya

yollayarak öldürürler. Buna karşılık Nart'lar ölümsüz bir ün kazanırlar.

31İki demirci Hudımıjj ve Tlepş'in yaşadıkları bölgelerle ilgili eldeki tek veri iki demircinin yaşadıkları ülkelerin arasında bir denizin

(bazı tekstlerde Karadeniz) olmasıdır.

32Oşhamahue (Elbruz) dağı başlangıçta tek bir dağ iken zamanla ikiye ayrılır ve Oşhamahue'nin diğer parçasından Kazbeç dağı

ortaya çıkar. Bu anlatı Adıge Nart mitolojisinde açıkça anlatılır. Ve bu dağlara “ayrılan ve kavuşan dağlar” adı verilir. Kazbeç dağı Nuh

tufanından sonra ortaya çıkar. Kazbeç ve Oşhamahue dağları arasındaki tek geçit ise Daryal geçididir.Bu geçit Yunan mitolojisindeki

Erebos bölgesidir.






























































Yorumlar
Henüz yorum eklenmemiş. Yorum eklemek için tıklayın.