Arama

İrakli Hintba: ‘İlişkilerimizin Kötüleşmesi, Rusya’daki Hiç Kimsenin Menfaatine Değil’


Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Parlamenterler Asamblesi’ndeki Rus heyetinin lideri Nikolay Kovalev, Abhazya ve Güney Osetya’nın “işgal toprakları” olarak adlandırıldığı “Gürcistan’daki Vaziyet” kararının oylanmasında Rus heyetinin çekimser kaldığına ilişkin medyada çıkan haberleri yalanladı. Kovalev’e göre, Rusya bu karara kesinlikle karşı oy kullandı”. Ancak, bizzat Nikolay Kovalev geçen hafta “Regnum” internet portalına verdiği röportajda, Rusya heyetinin hem zıtlaşmamak için, hem de kararda makul şeyler olduğu için çekimser kalmaya karar verdiklerini söyledi. Biz de bu muğlâk durumu Abhazya Dışişleri Bakan Yardımcısı İrakli Hintba ile konuşmaya karar verdik. 

DEMİS POLANDOV

***

DEMİS POLANDOV - İrakli, bugün AGİT Parlamenter Asamblesi’ndeki Rus heyetinin lideri Nikolay Kovalev, “Gürcistan’daki Vaziyet” kararının oylanmasında Rus heyetinin çekimser kaldığına ilişkin Gürcistan medyasında çıkan haberi “küstahça bir yalan” ve “provokasyon” olarak tanımladı. Neden Gürcistan medyası dendiğini bilmiyorum, “Regnum” Gürcistan değil de Rusya yayınına benziyor. Size AGİT Parlamenter Asamblesi’nde aslında neler olduğunu sormayacağım; çünkü anladığım kadarıyla cevabınız, Rusya ve Abhazya dış siyaset yönetimlerinin sözlerine atıf şeklinde olacak. Ben başka bir soru soracağım. İrakli, bugün Abhaz toplumunda, “Rusya Abhazya politikasını değiştirirse ne yapılacağı”, geniş ölçüde olmasa da,  konuşuluyor. Söyler misiniz, bu konuda herhangi bir strateji var mı?

İRAKLİ HİNTBA - Cevaba başlarken karara dönersek, Abhazya Dışişleri Bakanlığı’nın, belgenin kabul edilmesiyle ilgili durumu dikkatle takip ettiğini söylemek isterim. Karar metni, oylamadan önce elimizdeydi ve dolayısıyla dış siyaset yönetiminin tepkisini ölçme imkanımız oldu. Rusya tarafının güya oylamada çekimser kaldığına ilişkin haberler çıkar çıkmaz, elbette, Rusya Federasyonu’ndaki meslektaşlarımızla irtibat kurduk ve rutin olarak gerekli bilgileri aldık. Bu bilgiler, Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanlığı’nın dilekçesinde de olmak üzere, sonradan kanıtlandı. Bu yüzden özellikle de konu siyasî veya diplomatik bir çalışmaysa, hiçbir zaman alelacele çıkarımlar yapmamalıyız. Meselenin özüne gelecek olursak, pek çok yıldır, diyebiliriz ki son on yıldır, Rusya Federasyonu’yla stratejik birliğimizin yeterince kuvvetli bir oluşum olduğuna ve ilişkilerimize karşı muhtemel tehditlerin de elbette ki farklı kökenleri olabileceğine inanıyoruz.  Sorunların çözümüne, diğer öznel ve nesnel sebeplere karşı hazırlıksızlığımızdan kaynaklanan tehditler de buna dahil. Fakat bu tehditleri etkisiz hale getirmeyi başardık. Bence, şimdi biz Rusya Federasyonu’yla 69 çift taraflı sözleşme imzalamışken ve bütün toplumsal düşünce anketlerine göre iki bağımsız devlet -Rusya Federasyonu ile Abhazya Cumhuriyeti- arasındaki karşılıklı yarar ortaklığı ve işbirliğini güçlendirme siyaseti toplum tarafından destekleniyorken, bu siyaseti hiçbir şey tehdit edemez.

DEMİS POLANDOV- İrakli, ayrıca bu, Rusya heyeti üyelerinin, Abhazya ve Güney Osetya meselesinin -heyete yararı olmayan bir şekilde- tartışıldığı bir kararı ilk oylayışları değil. Ayrıca siz de artık bir memur olmayarak, özellikle Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin (AKPM) “Uluslararası çağdaş hukukta millî egemenlik ve devletleşme – netleştirme gereği” kararı hakkında yazdınız. O zamanki Rus senatör Aleksandr Poçinok, bu karardan yana oy kullanmıştı. Yani her şey eşit değil ve muhakkak ki Rusya’da Abhazya ve Güney Osetya’nın tarafında olan siyasî güçler var. Yine de durum bir şekilde tersine dönebilir.

İRAKLİ HİNTBA - Mesele şu ki, artık bir memur olmayan Poçinok Beyin kararını yorumlamak benim için zor. Belki onun kendine has bir görüşü vardı, aslında bu Abhazya’da herhangi bir tepki uyandırmadı. Fakat çeşitli güçlerden bahsedecek olursak, tabii ki, Rusya toplumu tıpkı diğer toplumlar gibi pek çok gruptan oluşuyor. Bu grupların farklı çıkarları, farklı amaçları, farklı siyasî platformları var – bu durum gayet dinamik. Öte yandan, kanaatimce, ilişkilerimiz öyle bir geri dönülmez noktaya geldi ki, artık Rusya’nın dış siyasetinin bazı yönleri değişse bile, ilişkilerimiz için tehdit oluşturmaz. Bence, ilişkilerimizin kötüleşmesi, Rusya’daki hiç kimsenin menfaatine değil; çünkü şimdi prensipte aramızda gerçekten karşılıklı yarar ilişkisi var. Hem Abhazya yönetiminin, hem de Rusya Federasyonu’nun hedefi, karşılıklı yarar ve gerçek ortaklık hissinin güçlenmesini sağlamak. Bu hem Rusya, hem de Abhaz toplumunun faydasına olacak.

DEMİS POLANDOV - İrakli, karara dönecek olursak, bu belge Abhazya ile Güney Osetya’nın işgal toprakları olarak adlandırıldığı ilk belge değil. Siz de kabul edersiniz ki, Gürcü diplomasisi böyle uluslararası yapılarda, prensipte zafer üstüne zafer kazanıyor.

İRAKLİ HİNTBA - Diyebilirim ki, Gürcü diplomasisi her zaman istediğinden çok daha azını elde ediyor. Öyle ki biz AKPM kararının, AGİT Parlamenterler Asamblesi kararının ve NATO Parlamenterler Asamblesi kararının sadece bildiri olduğunu, radikal siyasî enerjinin atılması anlamına geldiğini çok iyi anlıyoruz. Hem bu belgeler siyasî pratikte veya uluslararası hukukta hiçbir sonuca ulaşmadı. Bence bu noktada her şey aşikar: Batı, huzursuz Kafkas devletini, yani Gürcistan’ı yatıştırmaya çalışıyor; buna rağmen Gürcistan’a NATO ve AB üyeliği vermiyor; nötr pasaportları fiilen tanımıyor; “işgal toprakları” terimini kabul etmiyor;  diyebiliriz ki, ne Avrupa Birliği’nin ne AGİT’in ne de Avrupa ülkelerinin yürütme yapıları bahsi geçen terimi kabul ediyor.

Fakat buna rağmen, AGİT Parlamenterler Asamblesi, NATO veya AB için hiçbir anlam ifade etmeyen, ahlakî destek görünümlü böyle bir karar var ortada. Bu sadece prensipte yine hiçbir sonuca ulaşamayacak bir çalışma.

Ayrıca biliyoruz ki, Avrupa devletlerinin elitleri Güney Kafkasya’daki duruma gayet sorumlu yaklaşıyorlar; burada olanların tek taraflı resmedilmemesi gerektiğini, çatışmada taraflardan yalnızca birinin bakış açısına bağlı kalmamak gerektiğini çok iyi anlıyorlar. Zira bunun Gürcistan’la ortak çıkarlarımıza ve bilhassa bölgedeki barış ve güvenliğe bir faydası yok.

DEMİS POLANDOV - İrakli, kendi çalışmanız hakkında da birkaç söz söyler misiniz? Yönetiminizin temel amaçlarından birinin Abhazya’nın bağımsızlığının tanınması olduğunu biliyoruz. Bu yönde gelişmeler var mı?

İRAKLİ HİNTBA - Kesinlikle. Abhazya’nın bağımsızlığını tanıyan ülke sayısını arttırma yönünde çalışıyoruz. Bu yolda Gürcistan’ın ve onu destekleyen ülkelerin (bilhassa Amerika Birleşik Devletleri) şiddetli direnişiyle karşılaşıyoruz. Bizimle diplomatik ilişki kurmak isteyen ülkelerin hükümetlerini hedef alan düpedüz kaba ve küstahça tehditlerle ilgili somut gerçekler var. Şayet ABD Devlet Sekreteri’nin ofisinden gönderilen mektupları ya da Gürcistan dış siyaset yöneticilerinden gelen tehditleri görseydiniz, bence o zaman bütün bunların, o ülkelerin ikrar etmekte olduğu hoşgörü, karşılıklı saygı, demokrasi gibi değerlerle hiçbir alakası olmadığını anlardınız.

___________________

Kaynak: www.apsnypress.info

Rusça’dan Çeviren: Kuşba Zeynep


Yorumlar
Henüz yorum eklenmemiş. Yorum eklemek için tıklayın.