Zeus Ve Harama Uaşha’nın Nartlarına Dair


Balkar Selçuk


Zeus, Hint-Avrupa toplumunun MÖ 2. binde Ege'ye göç ettiklerinde yanlarında getirdikleri en ulu tanrı olarak kabul edilir.

Hint-Avrupa dillerinin hemen hepsinde anlam bulan Di(v) kökünden türeyen Dyaus gibi Zeus-Dios adının, gün ışığı, aydınlık, göğün parlaklığı anlamına geldiği ileri sürülür.1

Beygua Ömer Zeus-Dios'un Pelasg tanrısı olduğunu ve adının anlamının Abhaz dilinde “Jüüandaw: Gök Devi” olduğunu söyler.2 Zeus'un bir Hint-Avrupa tanrısı olduğu tezi tartışmalıdır. Homeros'un İlyada'sına dikkatli baktığımızda Zeus'un Hint-Avrupalı kavimleri hiç de sevmediği, buna karşılık Troia'yı ve onun Kafkasyalı müttefiklerini koruduğu açıkça görülür. Eğer illede bir Hint-Avrupa tanrısı aranacaksa, bu Poseidon olmalıdır. Çünkü Troia'yı işgal eden Akhalar'ın en büyük destekçisi odur. Buna rağmen Poseidon Minos kayıtlarına göre bir Libya tanrısıdır. Yine ileride görüleceği gibi Poseidon Libya ve Batı Kafkasya’nın en meşhur tanrısıdır.

Yunan tanrıları hakkında bize ulaşan temel bilgiler Hesiodos'tan gelir ve Hesiodos bir Pelasg'dır. Sonuçta Olimpos'un ilk ve en önemli kitabı Hesiodos tarafından yazılmıştır ve Hesiodos'un ilk kaynakları Anadolu'nun eski kavimleridir. Bunlar arasında Therakesler, Pelasglar, Hurriler, Hattiler, Hititler ve son olarak da Akhalar yer almaktadır.

Poseidon ismi Abhaz dilinde “Suyun oğlu” anlamına gelmektedir ve tıpkı Zeus gibi Poseidon da Kafkasyalı Pelasglar'ın Aga (Ege) bölgesine getirdikleri bir tanrıdır. Poseidon ile Zeus arasında yaşanan iktidar mücadelesi Çerkes Nart mitolojisinde karşımıza çıkan Ğuaze ve Albec soylarının Harama Uaşha'nın ve onun adına dünyanın hâkimi olmak için verdikleri savaşı çağrıştırmaktadır. Bu savaş belli karakteristik özellikleriyle Sümer mitolojisinde de karşımıza çıkar. Bu kez çatışanlar Sümer mitolojisinde adı geçen Annunaki adlı Tanrı soylarıdır. İktidar için savaşanlar ise Tanrı Enki ve Tanrı Enlil'dir. Dolayısıyla Homeros'un İlyada'sında iktidar için çatışan tanrılar fikri aslında evrensel bir temadır. Ayrıca Sitchin'e göre Enlil ve Enki tanrı soyları Kuzey Hindistan, Tilmun, Mısır, Kuzey Afrika ve Mezopotamya'daki krallıklara hükmeden tanrılardır. Bunlardan ilk dört bölge Enki soyuna aittir. Mezopotamya ise Enlil ve onun sayundan gelen tanrılara bağlıdır. Savaş ise Enki soyundan gelen Marduk'un Mezopotamya'yı da Enki soyunun hâkimiyet alanına katmak istemesiyle çıkmıştır.3

Sitchin, Yunanlıların mitolojilerini Sümerlerden aldığını söyler ve Yunan mitolojisinin tarihsel anlamda Sümer mitolojisinin bir devamı olduğunu, ancak kötü bir kopya olabileceğini belirtir. Bununla birlikte Yunan mitolojisinin Mezopotamya bölgesi kadar Kafkas kültür havzasından da beslendiğini gösteren çok fazla işaret vardır. Bunlardan en önemlisi “Ölüler Ülkesi” temasıdır. Yunan medeniyeti ve kültürü açısından Ölüler Ülkesi, açıkça Kardeniz'in ötesindeki Kafkasya bölgesidir. Buna karşın Mısır ve Sümer kültüründeki Ölüler Ülkesi'nin neresi olduğu açık değildir. Ölüler Ülkesi, genel olarak yeraltında bir bölge olarak kabul edilir ancak hayli karmaşık bir ritüel dizisiyle örülüdür. Ölüler Ülkesi teması Nart mitolojisinin de önemli bir bölümünü kapsayan geniş bir söylencedir.

Yunan mitolojisinde Ölüler Ülkesine ait temalar Homer'in Odisse adlı eserinde göze çarpar. Homeros tarafından yazıya geçirilen Odisse’nin tamamı Akha komutanı Argoslu Ulisse'nin Ölüler Ülkesi Kafkasya'ya yaptığı seyahati anlatır. Ulisse'nin Ölüler Ülkesi Kafkasya'dan çıkabilmesi için on yıl boyunca sahil sahil gezmesi gerekmiş ve sonunda Zeus'un izniyle ülkesi Argos'a dönebilmiştir. Bu uzun seyahat esnasında Ulisse İlyada ve Odisse'nin aktardığı eski mitolojileri okuyan eski Çerkes ozanlarıyla da karşılaşmıştır.

Hesiodos’a göre Zeus’un babasının adı Kronos’tur. Kronos ise Uranos’un oğludur. Hesiodos İşler ve Günler adlı kitabının Yer-Gök ve Titanlar bölümünde bu tanrı soyunun doğumunu anlatır önce:


Khaoos’tu hepsinden önce var olan,

Sonra geniş göğüslü Gaia, Ana Toprak,

Toprak bir varlık yarattı kendine eşit

Dört bir yanı saran Uranos, yıldızlı Gök’ü,4


İşte bu Toprak ana ve Uranos’un oğludur Kronos. Ve Toprak Ana Gaia’nın tüm çocuklarının babası Uranos olur. Ancak Uranos doğan her çocuğu kendi iktidarı için tehlike olarak kabul eder ve onu hapseder. Taki Kronos bir tırpanla babasına saldırıp onun hayâlarını kesip atana kadar bu böyle devam eder. Uranos daha önce doğan ve yer altına hapsedilen çocuklarına Titan adını vermiştir. Hem Titanlar hem de kronos aynı ana ve babadan doğmuşlardır. İşte Zeus bu ikinci kuşak tanrı olan Kronos’un oğlu olarak dünyaya gelir. Oda tıpkı kendi babası dedesine isyan ettiği gibi isyan eder ve iktidarı Kronos’tan alır. Ancak Zeus’un Olympos’daki hâkimiyeti kolay olmaz. Uranos’un oğulları olan Titanlar Zeus’un iktidarını tanımazlar önce. Ve amansız bir savaş başlar Kronosoğulları ile Titanlar arasında. Zeus tüm Kronosoğullarının lideridir bu savaşta.

Yaşanan bu savaş Çerkes Nart mitolojisinde Harama Uaşha’nın hâkimiyeti için devler-ejderhalar, cüceler ve diğer Nart soyları arasında yaşanan savaşların aynıdır. Öyleyse şanlı Zeus’un Çerkes Nart mitolojisinde adı geçen Nartlardan birisine ya da birkaçına birden benzemesi gerekmektedir. Ne var ki iki mitolojinin anlattıklarına bakılırsa Olymposlu Zeus’un Harama Uaşha’daki benzerini bulmak çok da kolay olmayacaktır.

Zeus'un Nart mitolojisindeki benzerini aramak sabitlenmiş ve kökleri unutulmuş bir mitolojik karakterin köklerini, dinamik bir mitolojide aramak demektir ve bazı zorlukları içerir. Zeus Olympos'un tek hâkimidir bu nedenle de kendisinden önceki tanrıların birçok özelliğini kendisinde toplamış gibidir. Zeus, babası Kronos ve onun babası Uranos ile birlikte Olympos'un hâkimi olan tek soyun üçüncü kuşağıdır. Her nedense Olympos'ta başkaca bir tanrı soyunun hâkim olduğu görülmez. Buna karşılık Nart mitolojisi temelde Olymposla aynı işlevi gören Harama Uaşha'nın etrafında şekillenirken daha dinamik bir işleyiş sergilemektedir.

Nart'ların Harama Uaşha'sında iktidar zamanla hep el değiştirir. Bazen aynı soy içerisinde bazen de başka soylar arasında iktidar el değiştirir. Harama Uaşha'da hükümdar olan her bir Nart'tın adı, yaşadıkları ve başından geçenler ayrı başlıklar altında incelenir ve her bir dönemin temel olayları kahramanlarının özellikleriyle birlikte anlatılır. Buna karşılık Yunan mitolojisindeki Zeus Olympos'un tek hâkimidir. Zeus tek başına bu iktidarı elinde tutar ve Adıge Nart mitolojisinde en az yedi sekiz hükümdarlık döneminde olan ve farklı farklı Nart hükümdarlarına ait olan bütün kahramanlıklar, yetiler ve yaşantılar Yunan mitolojisinde sadece Zeus'a atfedilmiştir. Bu nedenle de Zeus Nart mitolojisindeki hükümdarlardan Nart Marıko, Nart Wezırmes, Nart Pekue, Nart Jılahsten, Nart Aşe, Nart Sosrıko ve Nart Alec başta olmak üzere birçok Nartın bazı özelliklerini kendisinde toplamış gibidir.

Zeus, Nart Sosrıko gibi fırtınalara ve gökyüzüne hâkimdir, Nart Alec gibi hükümdar soyunun en büyük temsilcisidir, Pşı Marıko'nun Nesren Jak'eyi dağlara çivilediği gibi Prometeus'u Kafkas dağlarına çivilemiştir ve Wezırmes gibi hanedanlık kavgası vermiştir.

Nart Wezırmes, Nartları seven bir hükümdar olarak onlara yardım eder ve zalim tanrı Nart Pekue'ye kurban adanmasını yasaklar ve zamanla onu öldürür. Dünya'daki Nartlara özgürlüğünü verir. Zeus' da, Nart Wezırmes'in Nart Pekue'yi öldürmesi gibi Tanrı Kronos'u öldürür, iktidarı ondan alır.

Hemen bütün Olympos tanrıları aynı zamanda bir Nart'a tekabül eder, benzer ya da ondan beslenir. Yunan mitolojisindeki Zeus erkek kardeşleri Poseidon ve Hades ile iktidar bölgelerini ayrır. Zeus Gökleri, Poseidon Suları, Hades ise Ölüler Ülkesini yönetmeye başlar.

Nart Wezırmes ile Zeus arasında ilginç bir benzerlik de Nart Wezırmes'in Nartların inek çobanı olması, buna karşılık Zeus'un gayrı meşru sevgilisi İo'nun bir ineğe dönüşmesidir. Bu dönüşüm ve sembol diğer dünya mitolojilerinde de göze çarpar; eski Mısır mitolojisinde hem Hathor hem de İsis inek olarak tasvir edilirken Sümer mitolojindeki Ninhursag da yaşlı bir inek olarak anılır. Bu inek metaforu bir şekilde kendisini sürekli dayatır ve bazı araştırmacılar bu metaforun Burçlar kuşağındaki “Boğa” dönemine gönderme yaptığını ileri sürerler. Eski Mısır'da Nil kıyısında İnek şeklinde resmedilen Hathor ile Sümer Mitolojisindeki Ninhursag aynı tanrısal karakterin farklı kültürlerdeki adlandırılmalarıdır. Sümer tanrıları olan Annunaki soyundan gelen Ninhursag ile eski Mısır'ın tanrı soyu olan Neter'lerin anası Hathor'a karşılık Nart mitolojisinde dikkati çeken yaşlı Nart kadınının adı Nart Werserıjj’dır.


Zeus ve diğer tanrılara ait inançların eski Mısır'daki Danao kadınları tarafından Yunanistan'da yaşayan Pelasg kadınlarına aktarıldığına inanılır. Buna karşılık Zeus ile Mısır'lı Osiris arasında benzer özellikler dikkat çeker. Örneğin eski Mısır dinsel panteonunda teraziyle insanların günahını ölçen ve Ölüler Ülkesinde yaşayan Osiris'in bu özelliği Yunan mitolojisindeki Zeus'un da özelliğidir. Osiris ölülerin günahlarını terazinin bir kefesine koyar, diğer kefesine ise bir tüy koyar ve onları yargılar. Bu yargılamada insanlara tam 42 soru sorar.5 Troia savaşında ise Hektor ile Achilleus arasında kimin öleceğine karar vermekte zorlanan Zeus sonunda altın terazisi ile her ikisinin günahlarını tartar ve Hektor'u daha günahkâr bulur ve onun ölümüne hükmeder. 6

Zeus Altın Terazisi ile Mısır'da ki Osiris’e benzesede Osiris Mısır’da ki tahtını kardeşi Set'e kaptırmış bir tanrıdır. Bu bakımdan Zeus'la ayrışır. Çünkü Yunan mitolojisinde Zeus tahtı kardeşlerine rağmen ele geçirmiştir, böylece Zeus eski Mısırdaki Set ile yakınlaşır.


Ne var ki iktidarı ele geçiren tanrının iktidar araçlarını da ele geçirmesi olağan karşılanmalıdır. Öyleyse insanları yargılamak gibi temel bir fiil her zaman iktidarı elinde bulunduran tanrıya has bir özellik olmalıdır. Zeus'un hem Nart mitolojisi hem de Eski Mısır mitolojisi açısından birçok tanrının özelliğini barındırdığını söylemek mümkündür. Bunda eski Yunan mitolojisinin başlangıçta Kafkasya'dan, devamında ise eski Mısır'dan beslenmesi etkili olmuştur. Esasen Zeus'un yalnız kimliği değil, ismi de her zaman tartışmalara konu olmuştur. Heradot'a bakacak olursak Yunanlılar tanrılarının tamamını eski Mısır'dan almışlardır.

Zeus'un genel özellikleri üzerinden diğer bölgelerdeki benzerlerini bulmak hayli zordur. Bunda Zeus'un birden çok tanrının özelliklerine sahip olması etkili olmaktadır. Ancak Zeus'un Nart mitolojisindeki karşılığını bulmak için elimizde bazı deliller de mevcuttur. Bu delil Zeus'un kardeşi Poseidon'la arasındaki iktidar mücadelesidir. Bu mücadelede Poseidon yenik düşer ve onun payı denizler olur. Poseidon denizlerin hâkimi olarak yaşamaya başlar. Bu belirgin fark bizi denizlerde yaşayan ve kardeşiyle yaşadığı iktidar savaşı nedeniyle ülkesini terk eden Nart Wezırmes'e götürür. Şu durumda Poseidon Nart Wezırmes ile eşleşirken kardeşi Yimıs ise Olymposlu Zeus ile örtüşür.

Zeus, Poseidon ve Hades üç kardeştir ve dünyayı Olympos adına üç parçaya bölmüş ve yönetmişlerdir. Bu üçlü yapı Nart mitolojisinde âlemlerin üç parça olduğu bilgisini akla getirir. Zeus kültü daha çok Kafkasyalı Pelasgların eski Yunanistan'da yaşadığı Megara, Epir ve Attike şehirlerinden yayılmıştır ve hem eski Mısırla hem de Kafkasya ile bağlantılıdır. Epir Dodona'daki Meşe kehanet kültünün Pelasglara ait olduğu ve MÖ 8. yüzyıldan önce var olduğu görülmektedir.7

Yunan mitolojisi Zeus olmadan düşünülemez ne varki Adıge Nart mitolojisi açısından Zeus senkretiktir. Zeus senkretik durumu aslında Nart mitolojisi hesaba katılmadan da ortaya çıkarılabilecek bir durumdur. Nitekim Thomson, Zeus'un bu haksız ününü ona tapınan Akhalara bağlar ve temelde Hera ve kocası Zeus'un kurmaca olduğunu ileri sürer:


(Zeus) Bütün tanrıların başına geçişini, anlaşıldığı kadarıyla, büyük çoğunluğu soy ağaçlarını ona kadar götüren Akha'lara borçludur... Zeus ile Hera'nın her zamana ideal evli çift olduklarına bakarak, bu birleşmenin hiç değilse bir çocukla kutsanmasını bekliyor insan. Ne ki böyle bir çocuk göremiyoruz ortada. Zeus'un yüzlerce çocuğu var aslında ama Hera bunların hiç birisinin anası değil. Hera'nın da birçok çocuğu var, ama Zeus bunlardan hiç birisinin babası değil. Zeus ile Hera'nın evliliğini örnek bir evlilik olarak göstermek de olanaksız. İlyada'da Zeus ile Hera arasındaki karı koca kavgalarına kahkahalarla gülmekten alamayız kendimizi. Diyeceğim, Neresinden bakarsak bakalım bu uygunsuz Olympos'lu çiftin uydurma olduğu açıktır.



***

Mısır'ın Teb şehrinden çıktığı varsayılan bilici kadınlara ait anlatılar Epir (Dodona) ve Libya ile birlikte Kafkasya'da da karşımıza çıkmaktadır. Güvercin adı verilen ve tanrılar adına bilicilik yapan bu kadınlar Sümer mitolojisinde, Nart mitolojisinde ve son olarak da Yunan mitolojisinde karşımıza çıkmaktadır. Ulisse Kırım'dan Tanrıça Kirke'nin yanından ayrılıp Kafkasya'ya gittiğinde Ölüler Ülkesi'nde Teb'li bu bilici kadınla görüşür ve ülkesi Argos'a dönmek için yol sorar. Yine Gılagamış Ölüler Ülkesi'ne gitmek için yola çıktığında antik Itla kasabasında bu tarz bir bilici kadına rastlar ve ondan yolu tarif etmesini ister.

Nart mitolojisinde de bir güvercin olarak karşımıza çıkan bu bilici kadınlar Nart Aşemez'e dünyayı yıkımlardan korumak için yapması gerekenleri söyler. Bu biliciler kadındırlar ve hemen her zaman güvercin olarak adlandırılırlar. Heredot bu kadınlara neden güvercin denildiğini şöyle açıklar:


Dodona'lıların (Epir) bu kadınlara, güvercin demelerinin sebebi yabancı olmalarından ve kuş ötüşüne benzeyen bir tarzda konuşmalarından kinayedir. Çok geçmeden bu güvercinlerin insan sesi ile konuşmalarından maksat yerli dili öğrenmeleri ve onu söylemeleridir. Nihayet Dodonalılar, bunlara siyah güvercin demekle kadınların Mısırlı olduklarını anlatmışlardır.8


Nart mitolojisinde bilicilik yapan bu güvercinlerle ilgili tekstler Nart Aşemez'le ilgili bölümlerde karşımıza çıkar. Aşemez kaybolan müziği ve flütü ararken tüm dünyayı dolaşır ve sonunda bir yerde bu güvercinler karşısına çıkar ve flütü nasıl bulacağını söylerler. Mitolojilerde bu tarz sembolizmler sıkça kullanılır.

Mitolojide ve eski toplumlarda ülkelerin renklerle tasnif edilmesi göze çarpar ve bazen birbirinden çok farklı iki bölge aynı adla adlandırılabilirler. Bu adlandırmalardan birisi Beyaz Ülke9 iken bir diğeri de Siyah Ülkedir.

Eski zamanlarda Mısır'a “Siyah Ülke” denmekteydi. Çerkes dilinde Kafkasya Siyah Ülke ya da Siyah Toprak Ülkesi olarak adlandırılmıştır. 1864 sürgününden sonra Anadolu'ya yerleşen Çerkeslerin Anadolu'ya verdikleri isimlerden birisi de Beyaz Toprak Ülkesidir. Bu kullanım Uzunyayla Çerkeslerinde ilk dönem ağıt ve türkülerinde karşımıza çıkar. Uzunyaylalı ozan Cetker Aytek, Kafkasya ve sürgün için yaktığı ağıt ve türkülerde Anadolu'yu daha çok ta Uzunyayla'yı Beyaz Toprak Ülkesi olarak adlandırır.

Yine Uzunyayla Çerkesleri “Yedi Kardeş ve Bacıları” adlı mitolojik anlatıyı sıkça anlatırlar bu tekstin başkahramanı Sümer mitolojisindeki tanrıça İştar'dır. Bu tekstte rastlanılan Kutsal Meşe Ağacında konuşan Güvercin kadınlar da eski ve mitolojiler için hayli önemli bir fenomendir.10 Heredot'un sözünü ettiği Güvercin kadınlar bunlardır. Esasen Yunan mitolojisinin resmi kökenleri birçok araştırmacı tarafından eski Mısır olarak ilan edilmiştir. Buna karşın Yunan mitolojisinin omurgasını oluşturan Olimpos ve buradaki 12 tanrı, Nart mitolojisinde ve Harama Uaşha'da daha canlı bir şekilde yaşatılmaktadır. Sembolik anlamı ve mitolojideki kullanımıyla “Güvercin Kadınlar” teması Çerkes Nart mitolojisinde, Eski Mısır ve Eski Yunan mitoslarında benzer içeriklerle anlatıma girmiştir.

Öte yandan Zeus'un soy ağacı da onun Kafkasyalı kökenlerine işaret eder. Büyük babaları Ereb ve Tartarus Kafkasyalıdır. Yine Zeus'un babası Kronos meşhur tırpanı ile tanınır. Kronos bu silahla babası Uranos'un hayâlarını kesmiştir. Nart mitolojisinde Kronos'un benzeri bu bağlamda Nart Debeç'tir. Çünkü aynı silah Nart Debeç'e aittir. Debeç'in tırpanı sonradan demirci Nart Tlepş tarafından kılıç haline getirilmiştir.11

Yunan mitolojisinde ve Nart mitolojisinde karşımıza çıkan ortak temalardan birsi de Altın Elma Ağacı'dır. Zeus karısı Hera ile Altın Elma ağaçlarının altında evlenir. Yunan mitolojisinde Hesperıtlerin ülkesi olarak geçen bu bölge Nart mitolojisindeki Taman yarımadasıdır. Nart mitolojisine göre söz konusu ağaç Nartların bilge kadını olan Werserıjj'ın oğlu Nart Thağalec tarafından yetiştirilmiş ve dünyada yaşayan Nartlar'a emanet edilmiştir. Yunan mitolojisinde ise bu ağaç Atlas'ın kızları tarafından korunmaktadır. Esasen Nart mitolojisindeki çağlar, söz konusu olan bu Altın Elma Ağacı'na göre sıralanır. Ağacın yok olması çağların en kötüsünün başlangıcıdır.

NOTLAR          :

1 Karaosmanoğlu, Mitoloji ve Ege'nin Tanrıları, s. 25.

2 Beygua, Abhaz Mitolojisi Anaç mı?, Abhazoloji Yayınları, 1971, İstanbul, s. 133.

3 Daha fazla bilgi için bkz. Sitchin, Tanrıların ve İnsanların Savaşları.

4 Hesiodos, Theogania 115-130.

5 Bu 42 sorunun aslında bir metafor olduğu Mısır rahiplerince uydurulduğu ve gerçekte Eski Mısır'ın 42 bölgesine ait birer soru olduğu varsayılır.

6 Karosmanoğlu, Mitoloji ve Ege'nin Tanrıları, s.29.

7 Karaosmanoğlu, Mitoloji ve Ege'nin Tanrıları, s.25.550

8 Heradot, II:57.

9 Rene Guenon Alba ve Albanya isimlerinin Beyaz Ülke anlamına geldiğini söyler. İskoçya, ve Arnavutluk'un ve Kafkasya'daki Lezgi ülkesinin adları Albanya'dır. Kafkas Albanya'sı günümüzde Dağıstan'ın güneyini Bakü'ye kadar içine almaktadır. Arnavutların bu bölgeden 11.-12. Yüzyıllarda Balkanlara göç ettikleri de ileri sürülmektedir. Balkan Albanya'sı ile Kafkas Albanya'sı arasındaki ilişkiyi ortaya çıkaracak ilişki Kafkas Lezgi'leri ile Balkan Arnavutları arasındaki araştırmalarla ortaya çıkarılabilecektir. Öte yandan Aytek Namitok çoğu Avrupa'da 14'den fazla Alba-Albanya adlı kent ve ya ülkenin var olduğu söylemektedir..

10 Orijinal Adı Zeşiblım Şıphhu Zakue (Yedi Kardeşin Bir Bacısı) olan masalın anlatıcısı Uzunyayla Şerefiye(Astemırey) köyünden Terkoka Ali'nin kızı 61 yaşında Terkoka Zeynure ve kardeşleridir. Tekstin tamamı üç kardeşten farklı zamanlarda derlenmiştir. Orijinal kopyalar Kabardey-Balkar Cumhuriyeti Beşeri Bilimler Araştırma Enstitüsündedir.

11 Nart Debeç Nartların ilk kuşak madencisi ve Nart Tleşp'in ustasıdır.